Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk : Alternatif Çözüm Yolu Arabuluculuk son zamanda sıkça duymaya başladığımız alternatif çözüm yöntemlerinden biridir. Görsel ve yazılı basında belirtildiği üzere hükümetin ilk altı aylık düzenleme planları içerisinde de yer alan ve zorunlu hale getirilmesi gündemde olan arabuluculuk halihazırda tam anlamı ile bilinmemektedir. İleride daha sık karşılaşacağımız ve zorunlu hale geldiğinde –ki iş davalarında dava şartı olduğunda- kaçınılmaz bir yol olacak olan arabuluculuğu bu yazı ile siz okurlara bir nebze olsun özetlemeye çalışacağım.

Nedir? Sistematik teknikler uygulayarak görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımı ile ihtiyari olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemidir (HUAK md. 2/1b). Maddedeki tanım nazara alındığında arabuluculuk, taraflar arasındaki ihtilafın objektif, tarafsız, bağımsız uzman üçüncü kişi yönetiminde çeşitli müzakere yöntemlerinin kullanılması vasıtası ile taraflarca çözüme ulaştırıldığı tamamen gönüllü olan bir süreçtir. Arabuluculuk yolu ile taraflar aralarındaki hukuki ihtilafları yargıya başvurmadan ya da yargıya başvurdukları esnada, tarafsız, bağımsız ve eğitim almış  üçüncü kişi yardımı ile çözebilmektedirler.

Arabulucu Kimdir? Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nca tutulan sicile kayıtlı, sistematik teknikler uygulayan, görüşüp müzakarelerde bulunan, tarafları bir araya getiren ve birbirlerini anlamalarını sağlayan, tarafsız, mesleğinde en az 5 yıllık kıdeme sahip hukuk fakültesi mezunu üçüncü kişidir. Arabulucu, arabuluculuk süresince tarafsız, taraflara eşit mesafede yaklaşan üçüncü bir kişi olmakla birlikte, bir karar merci değilidir. Arabuluculukta, taraflar aralarındaki ihtilafa çözümü bizzat kendileri bulacaktır.

Hangi Hukuki Uyuşmazlıklar Kapsamda Yer Almaktadır? Arabuluculuk faaliyeti için öncelikle tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilecekleri, karar verebilecekleri hukuki bir uyuşmazlığın olması gerekmektedir. Tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilecekleri hallerden anlaşılması gereken, feragat, vazgeçme, sulh gibi tamamen taraf iradesi ile yapılabilecek işlemlere cevaz veren hukuki ihtilaflar anlaşılmalıdır. Bunlara örnek vermek gerekirse; işçi-işveren uyuşmazlıkları, tazminat talepleri, ticari uyuşmazlıklar gibi.

Neden Başvurulmalı? Günümüzde yargı üzerindeki iş yükünün ne denli ağır olduğu tartışma götürmemektedir. Bu ağır yük hem verilen kararlar açısından bazen bir çoğumuzu memnun etmemekte, hem de uzun süren yargılama süreci hak arama talebinden vazgeçmemize sebebiyet vermektedir. Sistemin aksayan yönlerini ortadan kaldırmak ve toplumsal barış anlayışını yerleştirmek adına arabuluculuk faaliyeti burada özel bir önem taşımaktadır. Arabuluculuk yolunun tercih edilme nedenlerinden önemli olanlarını kısaca belirtmek gerekirse; Arabuluculuk hızlı bir süreçtir. Bir kaç gün içerisinde hatta bazen bir kaç saat içerisinde dahi hukuki uyuşmazlığa dair çözüm bulmak, anlaşmak mümkün olabilmektedir. Arabuluculuk, her zaman daha az maliyetlidir. Aksi yönde bir kararlaştırma yoksa, arabuluculuk masrafları taraflarca eşit şekilde karşılanacaktır. Sürecin yargıya göre daha kısa sürdüğü nazara alındığında, herhalükarda daha az masraflı bir süreç olduğu anlaşılmaktadır. Kazan-Kazan ilkesi geçerlidir. Arabuluculuk faaliyeti neticesinde anlaşan taraflar, masadan el sıkışarak ayrılmakta, ileride tekrar ortak bir çalışma içerisinde birlikte olma ihtimalleri söz konusu olmaktadır. Bu faaliyet gizlidir. Yargıda olduğu gibi aleni değildir. Başlangıçtan sona ermesine kadar gizlilik esasına tabidir. Taraflar bu ilkenin varlığına güvenerek tüm sırlarını rahatlıkla arabulucu ile paylaşabilme imkanına sahip olmaktadır.

Ne Zaman Başvurulabilir? HUAK kapsamında, arabuluculuğa dava açılmadan önce ya da dava açıldıktan sonra başvurmak mümkündür. Dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvuru halinde, mahkeme toplamda en fazla altı aylık (3+3 ay max.) bir süre için davayı erteler. Taraflar bu süreç içerisinde uyuşmazlığı çözerlerse, mahkeme uyuşmazlık hakkında bir karar vermeyecektir. Şayet taraflar arasında bir anlaşma sağlanamazsa, mahkeme yargılamaya kaldığı yerden devam eder ve taraflar uyuşmazlıklarını mahkeme önünde gidereceklerdir. Dava açılmadan önce tarafların aralarındaki hukuki uyuşmazlık için bir arabulucuya gitmeleri ve bu uyuşmazlığı çözmek istemeleri durumunda, bir anlaşmaya varırlarsa, dava açılmasına gerek kalmaksızın aralarındaki sorun giredilmiş olacak, şayet bir anlaşma sağlanamazsa, mevcut uyuşmazlığın giderilmesini taraflar mahkemeden talep edecektir. Arabuluculuğa başvurmak, yargı yoluna başvurma hakkını ortadan kaldırmamaktadır.

Süreç Sonunda Kaleme Alınan Anlaşma Arabuluculuk süreci neticesinde bir anlaşma metni düzenlemektedir. Söz konusu metne arabulucu arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığını yazıp, diğer hususların belirlenmesini tamamen taraflara bırakmaktadır. Taraflar isterlerse, bu anlaşma metnine ilgili makamdan (mahkemeden) icra edilebilirlik şerhi alarak, belgenin etkisini kuvvetlendirip ilam mahiyeti kazandırabileceklerdir.

Bu içeriği paylaş:

Posted by Ege Ferhat Yıldırım

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Yüksek Lisans Programını tamamlaması akabinde, Viyana Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Programında doktora eğitimine başladı. Mezuniyet sonrası avukatlık yaptıktan sonra, akademik alanda faaliyet göstermeye başlamıştır. Okan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Yüksek Lisans (Arabuluculuk Modülü) Programında ikinci yüksek lisans eğitimi almıştır. İstanbul Altınbaş (Kemerburgaz) Üniversitesi MYO- Adalet Programı Başkanlığını yürütmüş olan Yıldırım, halihazırda Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalında öğretim görevlisidir. Özel Sigorta Hukuku, Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri, Arabuluculuk, Reklam Hukuku, Tüketici Hukuku alanlarında çalışmaktadır.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir