Lean Startup metodu ve MVP kavramı, startup dünyasında her ne kadar bilinen ve oturmuş kavramlar olsalar da yaklaşık 10 senelik bir geçmişe sahipler. Gerçi hızla büyüyen ve her gün yeni bir metot, iş modeli, kanuni düzenlemeler ve birçok yenilikle beslenen girişimcilik dünyası için eski bile sayılabilirler. Her iki kavramda bugün bir startup’ın sağlıklı gelişimi için yol gösterici konumundalar. Ürün bazlı yatırımın risklerinden ziyade bu riskleri kullanıcılar ile birlikte aşmayı amaçlayan bir anlayışı benimsemektedirler.

Lean Startup Nedir?

Sitemizde daha önce “lean startup” ile ilgili kısa bir tanıtım yazısı yazılmıştı. İlgili yazıda da geçtiği üzere “Lean Startup”, yalın girişim olarak Türkçeleştirilmiştir. Yalın girişim, kapalı kapılar ardında planlanan ve büyük emek, para veya yatırımla ayakta duran startup’lardan ziyade, ilgili ürün veya hizmetini kullanıcılarla hemen hemen her adımda buluşturan ve bir ölçme-değerlendirme döngüsü içerisinde yine kullanıcılarla birlikte geliştirilen iş modelleri tavsiye etmektedir.   Yalın girişim metodunu fikir babası Eric Ries’ın ağzından dinlemek isterseniz ise Google Talks kapsamında gerçekleşen bu konuşmasını izleyebilirsiniz.

Eric Ries’ın söylediklerini tekrar edecek olursak; yalın girişim bir metottur. Hangi alanda ürün veya hizmet sağlıyor olursanız olun, finansal kaynaklarınızın azlığı veya çokluğu ile ilgilenmeden girişim modelinizi ve geliştirdiğiniz fikirleri bir sistematik içerisinde ölçme ve değerlendirmeye tabi tutmayı öngören ve bunu yaparken en önem verilmesi gereken hususun ‘hız’ olduğunu vurgulayan bir metottur hem de!

Üzerine belki sayfalarca yazabileceğimiz bir konu yalın girişim. Bu nedenle asıl inceleme konumuz  olan MVP’ye odaklanıp, yalın girişim hakkında söyleyeceklerimizi şimdilik saklı tutalım. Yalın girişim hakkında yine Eric Ries tarafından hazırlanan sunum, size bu tekniği kullanan startup’lar hakkında bir kaç örnek sunabilir.

Peki MVP (Minimum Viable Product) Nedir?

Yalın girişimin en çok önem verdiği hususlardan biri olan hız unsuru, MVP kavramı ile direkt bağlantılıdır.  MVP, kafanızdaki ürün veya hizmetin uygulanabilir minimum(ve temel) özelliklerine sahip çıktısıdır. En önemli yalın girişim tekniklerinden biridir. MVP, fikrinizin tam yansıması olmayabilir ancak ürününüzün nihai değerini belirleyecek olan kullanıcılara ne yapmaya çalıştığınız hakkında bir fikir sağlayıp, geri bildirimleriyle sonraki adımlarınızı şekillendirmenizi sağlayacak nitelikte olmalıdır.  Piyasa şartlarının değişkenliği yüzünden hızlı kararlar vermesi gereken startup’lar için sürekli beslenebilecekleri yegane kaynak zaten kullanıcılarıdır. Bu nedenle MVP,  daha az zaman ve para harcayarak yapmak istediklerinizi  kullanıcılara aktarabilme aracınızdır.

-Dropbox Örneği:

Bu kısa tanım kafanızı karıştırmasın. MVP’nin arkasında yatan basit mantığı ve yukarıda ki tanımlamayı gerçek bir örnekle tamamlayalım. Bildiğiniz üzere, Dropbox piyasadaki en güçlü dosya depolama ve paylaşma ortamlarından biri. Şirketin bu günlere gelmesinde en büyük rol oynayan ise yukarıda açıklamaya çalıştığımız bu basit girişim tekniği, yani MVP.  Hikâyelerini kısaca özetlersek; Dropbox piyasada benzeri olmayan bir sistem değil, bu sistemin daha kullanışlı ve özgün bir versiyonu üzerinde güçlü bir mühendis ekibiyle birlikte çalışmaktaydı. Ancak bu ekip güçlü bir pazarlama stratejisine, nitelikleri itibariyle sahip değildi. Aynı zamanda şirketin halen CEO’su olarak bulunan Drew Houston, kullanıcıların sistem hakkında yorumlarını merak ediyordu. Fakat teknik zorluklar ve kullandıkları yazılım sebebiyle, dropbox sistemini o aşamada kullanıcılarla buluşturmak imkânsızdı. Gelelim dropbox’un bu engelin üstesinden nasıl geldiğine.

Bir video ile!

Yukarıda yaptığımız tanımdan hareketle, Dropbox “sağlayacağı hizmetin minimum özelliklerine sahip çıktısını” bir video aracılığı ile kullanıcılarına duyurdu.  Sonrası bugün hala gözlemlenebilir bir başarı öyküsü. Dropbox piyasaya sürülmeden önce video sayesinde binlerce kişiye ulaşmış ve beta sürümünü bekleyenler listesi, şirketin CEO’su tarafından seslendirilmiş bu basit video sayesinde bir gecede 5.000’den 75.000’e fırlamıştı.

Bu örnekten çıkarmamız gereken en önemli nokta şudur; MVP herhangi bir formda, sanal veya fiziki bir çıktı şeklinde, detaylı bir mühendislik ürünü veya bir bilgisayar sunumu bile olabilir. MVP;  finansal olarak alınan küçük bir riske karşılık yatırım alabilme ihtimalinizdir, potansiyel müşterilerinizle tanışma aracınızdır, ilk gerçek testinizdir ve en önemlisi alacağınız geri bildirimler sayesinde kendinizi daha iyiye şekillendirebilme ihtimalinizdir.

Fikriniz ne kadar ‘özgün’ olursa olsun, kullanıcıların size yapacağı katkıyı göz ardı etmeyin. En kısa zamanda ve en düşük bütçeyle piyasaya çıkmaya hazır olan üründür MVP. Girişiminizin kullanıcı ve yatırımcılarla gelişebilmesi için ise mükemmel bir fırsat.

Bu içeriği paylaş:

Posted by Yiğit Cem Coşkun

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde Avukat, İstanbul Üniversitesi Yüksek Lisans Öğrencisi, AFS’de Eğitmen, Aktivist, Sivil Toplum ve Sivil Özgürlük Gönüllüsü.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir