Popüler kültürün en büyük ögelerinden biri haline gelmek ile birlikte espor yasal açıdan bazı kaygıları da beraberinde getirdi. Liglerin, şirketlerin, oyuncuların ve takımların bu yeni ekosistemin hukuki gerekliliklerini düzgün anlamaları hem sektör açısından daha sağlıklı hem de gelirler açısından sağlam bir temel oluşturma konusunda büyük bir öneme sahip. Aslında bu hukuk alanında çalışan profesyonellere olan ihtiyaç ilk olarak tamamen espor ile ilgilenen bir espor hukuku firmasının kurulması ile gün yüzüne çıktı. Oyuncuların, şirketlerin, izleyici kitlesinin, markaların ve tabii ki hukukun dilinden anlayan insanların varlığı başta Amerika olmak üzere pek çok ülkede büyük bir uyanmaya sebep oldu. Bu alanın popülerliği arttıkça, hukuka olan ihtiyaç da artacak. Hukuka olan ihtiyacın arttığı bu günlerde gelin oluşan/oluşabilecek sorunlara beraber bakalım.

Fikri Mülkiyet Sponsorluklar ve Destekler

Bu yazıda bahsedeceğim ”destekler” kısmı endorsements olarak literatürde karşılığını nuluyor. Daha iyi anlaşılabilmek için bu yazıda destekler kelimesini kullanmayı uygun gördüm. Oyunlar ve oyunların içerikleri teknik olarak yapımcı ve dağıtıcı şirketlerin fikri mülkiyetine dahildir. Bu durum oyuncuların, takımların, sposorların hareketlerini; reklamları, videoları ve yayınları belirlemede, ücretlendirmede ve hak sahiplerinin kazançları konusunda hayali olmayan çizili sınırlar içine sokar.

Bunun iyi taraflarının olduğunu göz ardı etmemiz çok saçma olurdu. Fakat dikkat edilmez ise bu işten hayatını kazanan insanlar açısından çok ciddi sonuçlara yol açabilir.

Sağlanan bu destekler genellikle takımların teknoloji partnerliği şeklinde gerçekleşiyor. Buradaki amaç takımların oyuncularına en iyi performanslı bilgisayarları ve ekipmanları sağlayabilmesi. Zaten bu destekler sayesinde formalarda ve takımın sahibi olduğu bütün platformlarda reklam yapma olanağı bulan bu partnerlerin hitap ettiği kitle takımların kitlesiyle örtüşüyor. Tam anlamıyla bir kazan kazan durumu. Fakat bunun olumsuz yönlerine değinmek gerekirse, marka ya da sponsorluk anlaşması ile bağlı olan kulüpler ve oyuncular yeni fırsatları değerlendiremiyor ve yaptıkları sözleşmede dikkatli davranmazlarsa, çok ciddi cezai şartlarla karşı karşıya kalabiliyorlar.

Sponsorluk anlaşmaları oyuncuların imajlarını, karakterlerini, oyun camiasına bireysel olarak kattıkları bütün payı kapsıyor. Ve bu çoğu zaman oyuncuların bilinçli olmadan yaptıkları sözleşmeler ile kurulan bir ilişki. Sponsorluklar ve endorsementların miktarı arttıkça bu sözleşmelerin kurulmasında her zamankinden daha çok bir hukuki ihtiyaç ortaya çıkmakta.

Hesapların Ele Geçirilmesi (Hacklenmek)

Hepimizin bildiği bir gerçek. Hacklenmek e-mail, e-cüzdan, site üyelikleri vb. daha bir çok üyeliğimizin bir gün ele geçirilme olasılığını ifade ediyor. Bu durum tabii ki oyunlarda ve oyun satın aldığımız platformlarda da karşımıza çıkıyor. Oyun hesapları ve karakterleri oynanan oyun profesyonelleştikçe değer kazanıyor. Çünkü profesyonel oyuncular bu oyunlarda yer aldıkça ve yayınlar izlendikçe bu karakterlerin ve eşyaların parasal değeri artıyor. Bazı insanlar ve topluluklar bu durumu fırsat bilip yaşça küçük olan ve internet güvenliği hakkında çok fikri olmayan oyuncuların kimlik, kredi kartı, oyun hesabı bilgilerini çalıp bunu kar amacıyla kullanıyorlar. Startup Hukuku youtube kanalımızda da hacklenme durumu ve hukuki boyutu hakkında sizleri sıkmayacak kısa bir video ile bilgi verdik. Buradan izleyebilirsiniz.

Sözleşmeler Hukuku

Oyuncular, takım içi çalışanlar ve aklınıza gelebilecek her türlü birey bu sektörde öyle ya da böyle hayatlarının bir yerinde bir sözleşme ile karşı karşıya kalıyorlar. Tabii bu sözleşmeleri tabir yerindeyse bir bilen ile yapmadıkları için yine sponsorluk anlaşmalarında olduğu gibi çok büyük cezai şartlarla karşı karşıya kalıyorlar. Transfer hakları kısıtlanıyor. Çalışacağı markaların sınırı çok katı çiziliyor. Başka alanlarda faaliyette bulunamıyorlar. Bunun birinci nedeni bu durumun sınırlarının kanunen çizilmemiş olması. Türkiye’de espor sektöründe öncü olan şirketlerin kendi koydukları genel sözleşmeler ile belirlenen bu sınırlar; takımlar, markalar vb. herkes tarafından suistimal edilmeye açık hale geliyor.

Oyuncular istedikleri profesyonel kariyere kolay ulaşabilmek için imzaları çok kolay ve düşünmeden atıyorlar. Bu zamana kadar bu durumdan muzdarip çok insan var. Sektör içinde ve dışında sözleşmelerin çok dikkatli bir şekilde yapılması gerektiğini söylemeden geçemeyeceğim.

Legal – İllegal Bahis

Bahis, mücadelenin yer aldığı her alanda kendini gösteren ve özellikle espor alanında çeşitlenen bir dal. Espor ekonomisini ve gerçek hayatta para eden şeyleri anlamak bahisin temelini oluşturuyor. Çünkü bahis siteleri kullanıcıları günümüz bahis anlayışından farklı şekillerde bahis oynayabiliyor. Çeşitli oyunlarda yer alan oyun içi item’ların (eşya) bahisler sonucu ödül olarak dağıtıldığı ve bunların bir sanal pazar yardımıyla ister platformlarda kullanabileceğiniz kredilere ister nakit paraya dönüşebildiği sistemler mevcut. Bu bahis siteleri tam anlamıyla bahis sitesi olmasa da birer kumar (gambling) sitesi olduğu açık. Takımlar ve oyuncular üzerinden gerçekte olmayan takımlar kurarak yapılan bahisler, takımlar üzerinden lig boyu yapabileceğiniz bahislere kadar aklınıza gelebilecek her türden bahis bu alanda mevcut. Bu durum da kullanıcıların yasal ve yasal olmayan yöntemler ile ilgili kafasını karıştırmakta.  Gambling sektörü tüm espor gelirlerinin gayrı resmi olarak %8’ine tekabül ediyor. Durum bu kadar büyük olunca sorunlar da büyük oluyor.

Birleşme, Devralma ve İstihdam

Espor takımları ligler aracılığı ile dereceleri belirlenen ve bu ligler içinde mücadele edeceği sınırlar şirketler tarafından belirlenmiş olan spor takımlarıdır. Ülkemizden örnek vermemiz gerekirse Riot Games’in belirlediği sözleşme dahilinde (Şampiyonluk Ligi Resmi Kuralları), bölüm 3: Takım Sahipliği ve Kadro Kuralları başlığı altında bahsedilen devretme, satma ve birleşme konuları uyarınca bir takımın aynı lig içerisinde (yükselme ligi, şampiyonluk ligi) yalnız 1 takıma sahip olma hakkı var. Daha önceden örneklerini gördük. Aslen TCL(Turkish Championship League)’de mücadele eden bir takım altyapı takımı kurup yükselme ligine çıktı. Daha sonrasında da yükselme liginden TCL’e çıkmaya hak kazandı. Fakat Şampiyonluk Ligi kurallarınca aynı ligde 2 takıma sahip olamayan söz konusu kuruluş sonradan çıkan takımlarının şampiyonluk liginde mücadele etme hakkını başka bir takıma sattı. Ayrıca yine takımların, sponsorlukların ve takımları oluşturan unsurların devri de yine liglerin çoğunda söz konusu. Dikkat edilmez ise takımların ve bünyesine barınan herkese sorun çıkartabilecek bir konu.

İstihdam konusuna gelirsek takımların ve şirketlerin bünyesinde çalışan insanlar olarak genellememiz mümkün. Bunların içinde koçlar, psikologlar, aşçılar, teknik ekip, oyuncular, menajerler aklınıza gelebilecek her alandan insanlar mevcut. Bu insanların işe alımları ve bu pazarda sahip oldukları yerler hukuki düzenlemeler ile desteklenmeli ve bu sektörde istihdam edilen insanların hakları korunmalı.

Büyüyen Hukuki İhtiyaç

Bu bahsettiğim konuların her biri ile ilgili sayfalarca yazı yazmak mümkün. Fakat burada anlatmak istediğim işin özünde para, ün, popülerite ve yaşça genç bir topluluk olduğunda bir şeylerin suistimal edilmesinin kolaylığı ve buna karşı alınacak önlemlerin basitliği. Gerçekten basit ve sade yöntemler ile bu sektör içindeki bir çok sorun aşılabilir ve günümüzde bir mahalle olan espor sektörü bir şehire dönüşebilir. Mahalledeki sayılı evlerin sahipleri için çalışan köleler olmak yerine bireysel anlamda hak sahibi ve şehri beraber kullanan bir topluma evrimleşebilir.

 

Posted by Umut Danışman

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir