Girişimlerin kurulum ve gelişim aşamalarında finanse edilmesi her zaman temel sorunlardan biri olmuştur. Banka kredisi yoluyla finansman, kullanılan yollardan biri olsa da kredi karşılığında teminat ya da ipotek istenmesi ve de kredi maliyetlerinin yüksek olması bu yola başvurulmasını önemli derecede engellemektedir.  Bu noktada devreye risk sermayesi ya da girişim sermayesi girmektedir. Literatürde bu iki kavram çoğunlukla aynı anlamda kullanılsa da Sermaye Piyasası Kurumu’na göre girişim sermayesi risk sermayesin de kapsayan bir terimdir. Girişim sermayesi, fikirlere ve başlangıç dönemindeki şirketlere, pay karşılığı sermaye aktarımı yoluyla gerçekleştirilen finansman yöntemi olmanın yanında satın alma, yeniden yapılanma ve kısa vadede büyüme hedefi güden şirketlere yapılan büyüme ve genişleme yatırımlarını da kapsamaktadır. Girişim sermayesi yoluyla yatırımına sermaye arayan sermaye bulmuş olacak, sağladığı sermaye karşılığı pay sahibi olan girişim sermayedarı da yatırımın başarılı olması sonrası bu paylarda oluşan yüksek getiriden faydalanacaktır. Ancak unutulmamalıdır ki girişimin başarısız olması durumunda girişimci ortaya koyduğu emeğini, girişim sermayedarı da kullandırdığı sermayeyi kaybetmiş olacaktır.

Bir girişimcinin aklında girişimi için ne zaman finansman aramaya başlaması gerektiği sorusu hep vardır. Girişim sermayesinin kullanılma zamanına ilişkin dört aşamalı bir gruplandırma vardır.

  1. Çekirdek Finansmanı (Seed Investment)

Yeni ürün veya hizmetin araştırma ve geliştirme faaliyetleri sonucunda ortaya çıkarılmasında kullanılacak sermayenin sağlandığı dönemdir. Örneğin ticari marka haline getirilmek  istenen ürünün prototipi yapılarak somutlaştırılması bu dönemde gerçekleşir.

  1. Başlangıç Finansmanı (Start-up Investment)

Çekirdek finansmandan farklı olarak kuruluş aşamasında yada kurulduktan sonra ortaya çıkan işlem maliyetlerini karşılar. Örneğin önceki aşamada prototipi üretilmiş olan ürünün ticari bir marka olarak piyasaya çıkarılması bu dönemde gerçekleşir.

  1. İkinci-Üçüncü Aşama “Büyüme/Genişleme Finansmanı” (Expensionar)

Bu aşamada ürün, piyasada ticari bir marka haline gelmiştir ancak özellikleri açısından güncellemelere ve daha iyi bir dağıtım ağına ihtiyaç vardır. Markanın reklam yoluyla da rekabet açısından güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu gereksinimlerin karşılandığı dönemdir.

  1. Köprü yada Destek Finansmanı (Bridge Finance)

Artık piyasada görece güçlü bir ticari markaya sahip olmuş olan girişimin halka açılmadan önce gereksinim duyduğu fonu karşılamak için başvurduğu girişim sermayesi türüdür.

Bu gruplandırmaları dikkate alacak olan girişimci, fikri ya da şirketi için girişim sermaye yoluyla finansman sağlamanın en doğru zamanını stratejik bir karar alarak belirlemelidir. Her girişim için piyasa şartları, girişim sermayedarının ilgi alanları ve beklentileri ve girişimcinin hedefleri açısından en doğru zaman ve yer farklı olduğu için tüm bu koşullar bir bütün olarak dikkate alınarak hareket edilmesi halinde olası tehlikeler en aza indirilmiş olacaktır.

Bu içeriği paylaş:

Posted by Salih Tayfun İnce

İzmir Atatürk Lisesi, Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi (tam burslu) ve Sosyoloji Bölümü (ÇAP) mezunudur. Değişim öğrencisi olarak 1.5 yıl ABD'de ve 1 yıl Almanya'da yaşamıştır. Avukatlık ruhsatını İstanbul Barosu'ndan alan İnce, Galatasaray Üniversitesi'nde Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisansı yapmaktadır. Aynı zamanda Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi'nde Prof. Dr. Ersin Çamoğlu başkanlığındaki Ticaret Hukuku Anabilim Dalı'nda araştırma görevlisidir.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir