Bir Startup kurma sanatı teoride tartışıldığı kadar basit değildir. Birden fazla kurala uymalı ve sözleşmelerin şartlarını dikkatli bir şekilde okumalısınız. Uyumluluk, iş sözlüğünde kilit bir noktadır. Uygunsuzluk nedeniyle gelecekte herhangi bir kayıptan kaçınmak için işinize başlar başlamaz; dosyalarınızı, kayıtlarınızı ve izinlerinizi takip etmeniz gerekiyor. Dolayısıyla, halihazırda kuralları bilen birinden yardım almanız önerilir. Sözleşme, sizi ya da işinizi bir eylem yoluna bağlayan bir anlaşmadır. Bu nedenle, farklı sözleşmelerin ve sözleşmenin yasal dilinin bilinmesi kritik önem taşır. Bu sözleşmeleri işleme ve taslak hazırlama konusunda uzman bir danışmandan yardım alarak oluşturmanız ve imzalamanız önerilir. Güçlü bir sözleşme, münhasırlık maddesi, ödeme şartları, beyanlar ve garantiler, fesih hakları vs. gibi kilit unsurlara odaklanmalıdır. Tabii herhangi bir girişimci için kendi gereksinimlerine göre özelleştirilmiş bir sözleşmeyi oluştururken dahil etmesi gereken koşulları bilmesi çok önemlidir.
Girişimlerin başarısız olmasında en önemli etken de budur işte. Şimdi, girişimcilerin eğer kendileri için doğru hukukî danışmanı bulmazlarsa en yaygın yaptıkları hatalara değinmek istiyorum.

Öncelikle hukukî yapı türleri, yani girişimcinin işi için doğru hukukî yapıyı kuramaması. Bir diğer deyişle şirket tipinin doğru seçilmemesi. Şirket tipinin doğru seçilmesi işiniz için en önemli adımlardan biridir. Yapabilecekleriniz, yapamayacaklarınız, ödeyeceğiniz vergiler veya muaf olduğunuz vergiler, kaç işçi çalıştırabileceğiniz, kararı tek başına alıp alamayacağınız, dahil edebileceğiniz ortak sayısı gibi işinizin temel yapı taşları bütünüyle seçtiğiniz şirket tipine bağlıdır. Bu yüzden işinizi iyi tanımalı ne istediğinizi iyi bilmeli ve işiniz için en doğru olan şirket tipini seçmeniz gerekmektedir.

Yukarıda da bahsettiğim gibi, sözleşmeler sizi ya da işinizi eylem yoluna bağlayan bir anlaşmadır. Bu yüzden başka bir hukukî hata paydaşlar veya hissedarlar arasındaki belirsiz terimler, tüm paydaşların hakları ve görevleri konusunda netlik eksikliği diyeceğimiz baştan savma yapılan ya da okumadan imzalanan sözleşmelerin doğurduğu problemlerdir. Ülkemizde maalesef sözleşme imzalamak güvensizlik olarak görülüyor, fakat hem kendimizi hem şirketimizi korumamız için sözleşmelere önem vermeliyiz. Tabii sözleşmeler konusunda dikkat etmemiz gereken bir diğer husus başkasının hakkını ihlal etmemizdir. Herhangi bir sözleşmeyi oluştururken ya da herhangi bir hukukî işlem yaparken başkasının hakkını ihlal etmemeye özen göstermeliyiz, bunun için de doğru bir avukata ihtiyacımız olduğu yadsınamaz bir gerçek. Kullanıcılarınıza gizlilik politikası sağlamama, bence yapabileceğiniz en masraflı ve büyük hata olabilir. Ülkemizde de dünyada da kişisel verilerin korunmaması çok ciddi yaptırımlara tâbi tutulmakta.

Tabii birçok hukukî hata var ama ben en son olarak yapılan hatalardan; yeterli hukukî korumanın sağlanamamasına değinmek istiyorum. Hukukî korumada telif hakkı, patent, marka, alan adının korunması, bilgisayar programları ve kodların korunması gibi hususlara dikkat edilmesi gerekir. Yatırımcılar da yatırım yaparken işin hukukî korumasının sağlam olup olmamasına bakacaklardır. Çünkü hiçbir yatırımcı ileride başkasının hak iddia edebileceği ya da kişinin elinden hukukî bir hata nedeniyle alınabilecek bir işe yatırım yapmak istemeyecektir. Bir şirket, yıllarca para kazanılabilecek bir IP’ye sahip olursa, yatırım parasıyla ilgili olarak gerçekten bir güvenlik hissi vardır. Bu da yatırımcıyı elbette ki etkileyecektir.

Şirketiniz için doğru hukukî danışmanı bulmak, Startup’ınız için mükemmel bir başlangıç noktası oluşturmaktır.

Bu içeriği paylaş:

Posted by İlayda Döldöş

Herkesin 'başka' olduğuna inanıp hep 'en başka' olmak çabasındayım.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir