Günümüzde girişimcilerin en büyük amacı şirketlerini büyütmek amacıyla yatırımcı bulmak. Ancak girişiminize yatırımcı bulduktan sonra tüm problemler çözülmüyor. Yatırımcılarla imzalanacak olan hisse devir sözleşmesinin başlangıcından sonuna kadar fazlasıyla dikkatli olunması gerekiyor. Hisselerini devredecek olan start-up girişimcinin şüphesiz en büyük korkuları; yatırımcının girişimcinin projesini, know-how’ını, AR-GE’sini öğrendikten sonra yatırım yapmayıp yalnızca bu bilgilerin öğrenilmesi hususu, imzalanan sözleşme sonrasında çıkarlarının korunmaması ve hak kaybına uğramaktır.

Öncelikle hisse devir sözleşmesinin bir anda önünüze konulacak ve sizin tarafınızdan imzalanması beklenecek bir sözleşme olmadığı kavranmalıdır. Şirketinize bir ortak alacağınızı düşündüğümüz zaman bunu bir süreç olarak değerlendirmek en doğrusu olacaktır. Bu süreç; sözleşme öncesi dönem, sözleşme, ara dönem, kapanış ve kapanış sonrası şeklindedir.

Sözleşme öncesi dönemde bile takip edilmesi, dikkat edilmesi gereken birçok prosedür vardır. Bu yazımda öncelikle Sözleşme Öncesi Dönem’de neler yapılması ve bunların neden yapılması gerektiğinden bahsedeceğim.

Süreç, yatırımda bulunmak isteyen şirket yahut şahsın, yatırım yapacağı şirkete Niyet Mektubu (Letter of Intend) yollaması ile şirkete yatırım yapma isteği yahut devralma niyetini belirtmesi ile başlar. Girişimci bu Niyet Mektubun’a olumlu baktığı taktirde, tarafların süreçte kendilerini korumaya alması için Gizlilik Sözleşmesi (Confidentiality Agreement) ve Mutabakat Zaptı imzalanır. Burada dikkat edilmesi ve asla unutulmaması gereken husus; Hisse Devir Sözleşmesi’nin hükümlerinin kesinleştirilerek taraflarca imza altına alınıp, taraflarca belirlenecek olan yükümlülüklerin yerine getirilmeden hisse devrinin gerçekleşmeyeceğidir. Bu ise Kapanış sürecinde gerçekleşmektedir. Büyük şirketlerde yatırımcıların yatırım yapacakları şirketlerin hukuki ve finansal incelemesini yapmaları çok uzun sürmektedir. Aylar süren incelemeler sonucunda ise yatırımcının olası anlaşmadan vazgeçme ihtimali her zaman mevcuttur. Ancak startuplarda genel olarak bu süreç daha hızlı ilerleyecektir. Dolayısıyla aşağıda detaylı olarak değinecek olduğum Mutabakat Zaptı’nda ve Gizlilik Sözleşmesi’ni belli bir süreyle sınırlamak girişimci açısından avantajlı olacaktır. Şöyle ki, yatırımcı imzalanacak olan Mutabakat Zaptı’na kesinlikle münhasırlık hükmü ekleyecektir. Münhasırlık; girişimcinin belirli bir süre yalnızca bu sürece adım attığı yatırımcı ile görüşeceğini ifade etmektedir. Bir startupı düşündüğümüzde ise yatırım ihtiyaç duyulan en önemli unsurdur. Dolayısıyla bu süreçte başka yatırımcı ihtimallerini kaybetmemek adına zaman hayati önem taşımaktadır.

Mutabakat Zaptı

Sözleşme Öncesi dönemde yer alan Mutabakat Zaptı’nın neden gerekli olduğuna değinecek olursak şunları sıralayabiliriz:

  • Nihai sözleşmenin müzakeresi ve hukuki inceleme öncesi mevcut durumun analizi ve belirlenmesi,
  • Nihai sözleşme müzakere edilirken tarafların haklarını ve yükümlülüklerini belirlemek,
  • Hukuki inceleme raporunun yürütülmesi, Kapanış Koşulları, Kapanış, Nihai sözleşmenin yürütülmesine ilişkin zaman çizelgesi oluşturmak,
  • Alıcı’nın İşlem için finansman sağlaması muhtemel yatırımcı ve finans kuruluşlarını ikna etme kabiliyetini artırmak.

Zaptın içeriğinde, taraf serbestisinden, planlanan işlemden, satış bedelinden bahsedilir. Zaptta satış bedelinden bahsedilmesi zorunlu değildir, bu bedelin hesaplanması için formül de öngörülebilir. Taraflar genellikle Mutabakat Zaptı ya da Niyet Mektubu’nun Sözleşme’nin imzasıyla sona ereceği konusunda mutabık kalırlar. Zaptta genellikle bu sürecin taraflar açısından bağlayıcı olmayacağı kararlaştırılır. Fakat, Müzakerelerin yürütülmesi sürecine ilişkin bağlayıcı hükümler içerir. Mutabakat Zaptı ve Niyet Mektubu bir ön-sözleşme niteliğinde değildir. Zaptta ayrıca sözleşme öncesi tarafların yükümlülükleri düzenlenir. Zapt resmi bir şekle tabi olmamakla beraber, yazılı şekilde yapılması  önemle tavsiye edilir.

Gizlilik Sözleşmesi (Confidentiality Agreement)

Sürecin olmazsa olmazı hiç kuşkusuz Gizlilik Sözleşmesi’dir. Startupların  özellikle Gizlilik Sözleşmesi hususuna çok dikkat etmesi gerekmektedir. Gizlilik Sözleşmesi; taraflara ait olan bilgilerin gizliliğinin devamlılığını, Gizli Bilgilerin kapsamı ve tanımına ilişkin yanlış anlaşılmalardan kaçınılmasını sağlar. Ayrıca bu sözleşmede gizliliğin ihlali durumunda tarafların maruz kalacakları yükümlülükleri tanımlanır. Sözleşme’nin içeriğinde; Gizli Bilgi’nin tanımı, Gizli Bilgi kullanımının amacı, Gizli Bilgi’yi kullanmaya yetkili kişiler, İfşa edilme halleri ve ifşa-etmeme yükümlülükleri ile Sözleşme’nin süresi yer alır. Gizlilik Sözleşmesi taraflar üzerinde bağlayıcıdır. Taraflara Gizli Bilgi’yi ifşa etmeme yükümlülüğü doğurur. Bu Sözleşme de mutabakat zaptı gibi resmi bir şekle tabi değildir;  ancak yazılı şekil önemle tavsiye edilir.

Yukarıda da bahsettiğim üzere start-up girişimcilerin en büyük amaçları olan yatırımcı bulmanın sonrasında yatırımcı ile imzalayacakları sözleşme, girişimleri açısından hayati önem taşımaktadır. Girişimcilerin yatırımcı ile bu sürecin başlangıcı olan sözleşme öncesi dönemde imzalayacağı Gizlilik Sözleşmesi ve Mutabakat Zaptı hükümlerine müdahalesi, müzakerelerin ne şekilde ilerleyeceğine yön verecektir.

 

Bu içeriği paylaş:

Posted by Av. Ayşe Gökçimen

2014 yılı İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, kendi halinde bir avukat.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir