Buluşlar uzun bir araştırma ve AR-GE süresinden geçip, buluş sahibine yüksek maliyetlere mal olur. Buluş sahibinin buluşu için yaptığı yatırımların karşılığını alabilmesi, ticari değer kazanması ve ülke ekonomisine katkısı da göz önünde bulundurulduğunda, buluş sahibi belli süre ile sınırlı olarak tekel hakkı sahibidir. Koruma süreleri içerisinde patentlerine herhangi bir tecavüz olduğunda bu korumadan yararlanmanın en doğal sonucu olarak dava açma ve zararlarını talep etme hakları vardır.

Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması’nın (TRIPS) 41. maddesinde de öngörüldüğü üzere patent sahibi, başvurabileceği hukuki yollarla, tecavüz teşkil eden fiilleri etkin bir şekilde engelleyebilme, durdurabilme ve patentten doğan haklarının tecavüze uğraması sebebi ile uğradığı zararı tatmin edici bir şekilde tazmin ettirebilme imkanına sahip olmalıdır.

Türk Hukukunda da bunla bağlantılı olarak Patent Haklarının Korunması Hakkında KHK 136.madde vd. da patent hakkı ihlalleri ve buluş sahibinin bu ihlallere karşı hangi yollara başvurabileceği düzenlenmiştir.

Patent Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller

551 s. KHK’nın 136. maddesinde patentten doğan hakka tecavüz sayılan fiiller şu şekilde sıralanmıştır:

  1. Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek;
  2. Kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla üretilen ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya ticareti amaçla elde bulundurmak veya uygulamaya koymak suretiyle kullanmak,
  3. Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu olan usulü kullanmak veya buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya uygulamaya koymak suretiyle kullanmak,
  4. Patent sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans veya zorunlu lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,
  5. Birinci ve dördüncü fıkradaki fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,
  6. Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan eşyanın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak.

Bu fiillerin varlığı halinde patent sahibi, patent ile koruma altına aldığı hakları için koruma yollarına başvurabilir.

Bu Tecavüzler Dolayısıyla Patent Sahibinin Hakları

Aynı  KHK’nın 137. maddesine göre patentten doğan hakkı tecavüze uğrayan patent sahibi mahkemeden şu taleplerde bulunabilir :

  • Tecavüz fiillerinin durdurulması,
  • Tecavüzün giderilmesi ve maddi-manevi zararın tazmini,
  • Tecavüz fiili ile birlikte üretilen veya ithal edilen ürünlere ve nevilerine el konulması,
  • El konulan ürünlerin mülkiyetinin hak sahibine aktarılması,
  • Tecavüzün devamını önlemek amacıyla tedbir alınması ( el konulan ürünlerin imhası vs.),
  • Mahkemece verilen kararın kamuya ilan edilmesini istemek.

Bu madde de sayılan istekler sınırlı sayıda değildir. Somut olayın özelliklerine göre hak sahibi farklı talepleri de ileri sürebilir. Mesela TTK 58.madde uyarınca tecavüzün tespiti davası, tecavüzün önlenmesi davası da açabilir.

Patent KHK 150. maddesi uyarınca, “patentle sağlanan hakları ileri sürmeye yetkili olan kişi, bu haklara tecavüz sayılabilecek olayların tespitini mahkemeden isteyebilir.” Bu düzenleme ile patent hakkına tecavüzü ileri sürmeye yetkili olan kişiye, delillerin yok olması tehlikesine karşı, güvence altına alabilme hakkı tanınmıştır.

Bunun yanı sıra menfaati olan herkes patent sahibine karşı olumsuz bir tespit davası ile patent hakkına tecavüzün olmadığının tespitini talep edebilir. ( PatentKHK 149)

Maddi – Manevi Tazminat Talepleri

Hak ihlali sonucu talep edilecek maddi tazminat yoksun kalınan kazanç olarak hesaplanmalıdır.

PatentKHK-Madde 140’a göre yoksun kalınan kazanç aşağıdaki yöntemlerden birine göre hesap edilmelidir;

  • Patentten doğan hakka tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, patent sahibinin patenti kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelir;
  • Patentten doğan hakka tecavüz edenin, patent konusu buluşu kullanmakla elde ettiği kazanç;
  • Patentten doğan hakka tecavüz edenin, buluşu bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeli.

Bu  usuller sınırlı sayı esasına göre belirlenmiştir ve talep sahibi bu konuda seçimlik bir hakka sahiptir. Patent sahibi talepte bulunurken hangi değerlendirme usulünü seçtiğini de bildirmek zorundadır.

Manevi tazminat talebi için KHK’da herhangi bir düzenleme yoktur. Bu sebeple Türk Borçlar Kanunu 48. ve 49. maddeler ile, Türk Ticaret Kanunu 57. ve 58. maddelerini dikkate almak gerekir.

Talep Edebilecek Kişiler

PatentKHK 2. maddesi ile korumadan yararlanacak kişiler düzenlenmiştir. Buna göre; bu KHK ile sağlanan korumadan Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikametgahı olan veya sınai veya ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler veya Paris Anlaşması hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip kişiler yararlanır.

Patentten doğan hakkı tecavüze uğrayan kişi, Patent hakkına tecavüz eden kişi aleyhine Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde (yoksa Asliye Hukuk) Borçlar Kanununda belirtilen tecavüzü öğrenmeden itibaren 1 yıl, her halde 10 yıl içinde başvurabilir.

Talep Edilebilecek Kişiler

İlgili KHK’nın 144.maddesi  “Patent sahibi, sebep olduğu zarardan dolayı, patent sahibine tazminat ödemiş olan kişi tarafından, piyasaya sürülmüş ürünleri kullanan kişilere karşı, Kanun Hükmünde Kararnamenin bu bölümünde yer alan davaları açamaz.” şeklinde düzenlenmiştir.

Hangi davaların açılamayacak olması tam açık olmadığından doktrinde tartışmalı bir konudur ancak kötü niyetli patent  ihlali yapanların korunmaması için de bu davaları “tazminat davası” olarak yorumlamak gerekir. Bir örnekle açıklamak gerekirse; patent sahibi, buluş konusu ürünü üreterek taklit eden ve piyasaya sunan üreticiye karşı dava açmış ve tazminat elde etmişse, üretici tarafından piyasaya sürülmüş bu ürünleri kullanan dağıtım zincirindeki toptancı ve perakendeciye tazminat davası açamaz.

Patent hakkı birden fazla kişi tarafından da tecavüze uğrayabilir. Bu durumda bu kişiler fiili kayıptan, itibarın zedelenmesinden dolayı uğranılan zarardan müteselsilen sorumludurlar.

Bu içeriği paylaş:

Posted by Yaprak Sürmeli

Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olan Yaprak SÜRMELİ aynı zaman da ‘melek’ girişimcidir. Bu alanda bir çok eğitim ve sertifika programına katılmış, Türkiye, Japonya, Amerika ve 25 Avrupa ülkesinde patentine sahip olduğu ,ulusal ve uluslararası bir çok başarı ve ödül kazanmış olan PEGGYMATİC adlı teknolojik ürün buluşuna sahiptir.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir