Private Equity (girişim sermayesi) fon fazlası olan şahıs veya kurumsal yatırımcıların; yatırım ihtiyacı içindeki şirketlere yatırım yaparak bu şirkette pay sahibi olması ve şirketin büyümesi ve değer kazanmasıyla bu payları satarak kar etmesi amacını taşıyan yatırım şeklidir. Şirkete yapılan yatırım risk sermayesinde olduğu gibi pay satın alınması şeklinde tezahür eder. Yatırım süreci genel işleyiş olarak risk sermayesi ve Venture Capital ile neredeyse aynıdır. Burada da, bir girişim sermayesi şirketi (private equity firm)  portföyündeki Yatırımcılardan belirli miktarlarda yatırım alarak bu yatırımları bir fonda toplar. Bu fon,  artık girişim sermayesi şirketi tarafından yönetilecektir. Burada temel hedef en doğru yatırımın yapılması ve yatırımcılara karlı bir şekilde geri dönüşün sağlanmasıdır.

Girişim Sermayesi ile risk sermayesi arasında teorik açıdan radikal bir ayrım olmamakla birlikte; girişim sermayesinin “temkinli” yatırımcılar için daha uygun olduğu söylenebilir. Şöyle ki;  risk sermayesinde high risk-high value (yüksek risk-yüksek kazanç) prensibi geçerlidir. Burada büyüme potansiyeli taşıyan, dinamik ancak finansman ihtiyacı içindeki bir “startup”, sektörde bilinmeyen yeni bir kuruluş söz konusudur. Bu startup’a yapılan yatırım çok riskli olmakla birlikte, başarı elde etmesi halinde yatırımcıya getirisi %200-300 fazla olabilmektedir. Girişim sermayesinde ise, genelde en azından 3-10 yıllık bir geçmişi bulunan, bir şekilde sektörde “tutunabilmiş” belirli bir büyüklüğe ulaşmış ve bu nedenle nispeten daha az risk taşıyan, bununla birlikte mali zorluk, yeniden yapılandırma veya büyüme stratejisi nedeni ile finansman ihtiyacı duyan şirketlere yönelim söz konusudur. Böyle bir şirkete yapılan yatırım daha az risk taşımakla birlikte, bekleme süresindeki değer artışı sıfırdan gelen ve başarılı olmuş bir startup’a oranla daha az olacağı için kar beklentisi daha minimal düzeyde tutulmaktadır. (Örneğin yüksek riskli 1’e 100 kazanma yerine daha az riskli 1’e 10 kazanma söz konusudur)  Girişim Sermayesi fonları, teknolojik yatırımlarla sınırlı kalmaksızın gıda, tekstil, maden gibi çeşitli sektörlerde de görülmektedir. Ancak; önemle ifade etmek gerekir ki girişim sermayesi herhalde yeni kurulmakta olan bir startup’a yatırım yapması için yasal olarak herhangi bir engel söz konusu değildir.

Bu yazıda:

Kaynak

Kaynak

Linklerinden faydalanılmıştır.

Bu içeriği paylaş:

Posted by Ece Koç

Startup seven avukat ve girişimci adayı.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir