Startup’lar ve Rekabet Hukuku,Türkiye’de ve dünyada yeni yeni dans etmeye başladı dersek yalan olmaz. Bir çok ülke startup’lar ve özgün girişimleri de koruyacak rekabet hukuku düzenlemeleri için ilgili kuralları tekrar mercek altına almış durumda. Bu gelişmeler gerçekten ümit verici. Bir arkadaş toplantısı veya bir garajın içinden çıkan fikirlerin dünyayı yönettiği günümüzde, siz yatağınızda uyurken yeni bir iş kolu dünyaya gelmiş olabiliyor. Rekabetçi piyasanın korunabilmesi için ise, girişimcilik dünyasına ayak uydurmak önümüzdeki yılların trendi olmaya başladı bile.

Aşağıda yer alan her iki linkte, gelişime ayak uydurmaya çalışan Avustralya ve Almanya hükumetlerinin rekabet hukuku düzenlemelerini Startup’ları da kapsayacak şekilde geliştirmelerini konu alıyor.

Peki, Nedir bu Rekabet ve Hukuku?
Mal ve hizmet piyasasında ekonomik faaliyette bulunan, bağımsız, gerçek veya tüzel kişilerin teşebbüs olarak tanımlandığı rekabet hukuku mevzuatında, rekabet teşebbüsler arasındaki yarışın ifadesidir. Yani teşebbüsler arasındaki yarış rekabet olarak tanımlanmaktadır. Rekabetin varlığı ise etkin bir piyasanın güvencesiyken aynı zamanda rekabetçi piyasa dinamik olması nedeniyle teknolojik gelişmeyi ve teşebbüslerin kendilerini günün pazar koşullarına uygun hale getirmesini teşvik eder.

Rehber

Rekabet Hukuku ise çok geniş anlamda, yukarıda bahsi geçen rekabetin ve rekabetçi piyasanın korunması ve düzenlenmesini konu almaktadır diyebiliriz. (İlgiler İçin; Bkz. 4054 s. Rekabetin Korunması Hakkında Kanun)

Rekabet Hukuku Hakkında Startup’ların Bilmesi Gerekenler

Girişte yer alan her iki haberden de anlaşılacağı üzere, gelişmiş hukuk sistemine sahip devletler bile Startup’lar ile rekabet hukuku ilişkilerini yeni düzenlemektedirler. Tahmin edileceği üzere Türk rekabet hukuku sistematiği içinde ise Startup’lar hakkında gelişmiş düzenlemeler bulunmamaktadır. Bu nedenle bundan sonraki başlık, bir Startup’ın rekabet düzenlemeleri kapsamında karşısına çıkabilecek ‘’evrensel’’ sorunlar ve bu konuda bilinmesi gerekenlerden oluşuyor. Bu noktada Türkiye’de evrensel düzenlemelere uygun bir sistem olduğunu da belirtmek gerekir.

Çünkü;

Günümüzde ortak aktörlerin içinde olduğu ve dünyanın bir ucunda yaşanan ekonomik dalgalanmalardan tutun doğal afetlere kadar her türlü faktörün değişim yaratabildiği “tek” bir üst piyasa var aslında. Küresel piyasalar, liberal piyasalar veya siz her ne şekilde adlandırmak isterseniz…

Bu nedenle belli ekonomik unsurları düzenlemeye çalışan Rekabet Hukuku ’da ülkeden ülkeye bir takım farklı uygulamalar içeriyor olsa da, aslında temelde aynı şeyi koruyor ve ortak kavramlar kullanılıyor.

Rekabet Hukuku Kapsamında Startup’ların Bilmesi Gerekenler

Bu başlığın okuyucular için bir nebze daha anlaşılır olması için kanundan yararlanalım;

Madde 1- Bu Kanunun amacı, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır.

Altı çizili bölümden anlaşılacağı üzere piyasada hakim durumda olan teşebbüslerin (somut olay, pazar, piyasa verilerine göre belirlenen bir teşebbüsün o piyasanın en güçlüsü olup olmadığı hususu) bu durumu kötüye kullanmalarını önlemek ve rekabeti olumsuz yönde etkileyen veya etkileme potansiyeli olan her türlü işlem, anlaşma ve uygulamayı düzenlemek ve denetlemek bu kanun ile sağlanır. Çok geniş bir tanımdır ancak işlevseldir.

Türkiye’de bu kanun Rekabet Kurumu vasıtasıyla işletilmektedir. Bu nedenle aşağıda örneklendireceğimiz haller dışında, herhangi bir teşebbüsün iş yapmanızı engellediğini, rekabet etme gücünüze zarar verdiğini veya çok küçük çapta olsanız bile piyasadaki durumunuzu zora soktuğunu düşünüyorsanız bu kuruma başvurabilir ve durumun incelenmesini isteyebilirsiniz.

Bu noktada hatırlamanız gereken en önemli şey; serbest rekabet etmenize engel olan unsurlar doğrudan sizi hedef almış olmak zorunda değildir. Mesela yıllardır aynı sektörde iş yapan ve sizin girişiminizle kıyas kabul etmeyecek büyüklükte bir teşebbüsün stoklarının iyi olması, güçlü bir satın alma ağının olması veya bunun gibi birçok unsur sebebiyle elinin güçlü olmasını kullanarak sadece size yönelik olmasa da,  genel bir düşük fiyat politikası uygulayarak o spesifik piyasaya giriş engeli oluşturması da hakim durumun kötüye kullanılması örneğini oluşturmaktadır.  Tekrar etmek gerekirse rekabet etme gücünüze zarar verdiğini düşündüğünüz herhangi bir uygulama veya işlemi Rekabet Kurumu’na şikayet ederek, gerçeğin araştırılmasını isteyebilirsiniz.

Biraz daha Startup’lara uygun örneklerden bahsedecek olursak;

  • Her Startup’ın pazarda aynı kurallar ile oynaması sağlanmalıdır. Rekabet hukuku, bu kural bütünlüğü için bir kalkan görevi görecektir. Mesela Teknoloji Startup’ları, teknoloji devleri tarafından kontrol edilen piyasalara girmekte zorluk çekebilirler. Çünkü dijital ürün veya hizmetler sıklıkla, olgunlaşmış aktörlerin faaliyet gösterdiği alanları hedeflerler. Bunun en iyi örneği VoIP servisleridir (Voice Over Internet Protocol – İnternet Tabanlı Ses Görüşmeleri). Bu piyasaya ürün/hizmet sunan bir startup, muhtemelen geleneksel telekomünikasyon şirketleri ile rekabet halinde olacaktır. Büyük şirketler ise ellerinde bulunan imkânları, piyasadaki diğer aktörlerin aleyhinde kullanır ise rekabetçi piyasa ilkesini ihlal etmiş olacaktır. Benzer şekilde yeni bir sosyal medya platformunun rakibi muhtemelen Facebook, Twitter gibi sosyal mecra devleri olacaktır.
  • Devlet yardımları veya devlet tarafından verilen imtiyazlar bir başka başlık olabilir. Devletler, belli teşebbüslere, bölgelere ve sektörlere yardım sağlayarak ve/veya imtiyazlar vererek, diğer ülkelerle rekabet edebilir alanlar yaratmak isteyebilirler. Ancak bu rekabet avantajı, serbest rekabet düzeninin işleyişini genelde etkilemektedir. Yarattığınız teknoloji veya sunduğunuz servisin serbestçe rekabet edebilmesi bizzat devletler tarafından engelleniyor olabilir.
  • Cezalar! Evet yanlış duymadınız, cezalar. Rekabet Kurulu, Türkiye sınırlarında rastlayabileceğiniz en geniş yetkilere sahip kurullardan bir tanesidir. Tanıdığınız hukukçulardan birine usulca yaklaşıp, ‘rekabet kurulu yerinde incelemeye geliyormuş’ diyebilirsiniz. Tüylerini diken diken etmeye yetecektir. İşte bu nedenle, karşılaşabilecekleriniz konusunda bilgi sahibi olmak iyi olacaktır.
  • Her ne kadar startup’ların hakim durumda olamayacağı düşünülse de, konuyla ilgili Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) içtihatları aksini söylemekte. Startup’lar yeni teknoloji ve servisler yaratarak, tamamen yeni bir marketin doğmasına sebep olabilirler. Bu durum ise aniden kazanılmış bir hakim durum sıfatına sebep olacaktır. İşte bu noktada bir startup, rekabet hukukunu, korumasından faydalanmak yerine rekabeti engelleyen herhangi bir işleme imza atmamak için bilmek zorundadır.

Son olarak Rekabet Kurumu’nun başvuru rehberini tanıtalım. Kimlerin başvurabileceği, şikayet ve ihbarların nasıl yapılacağı,  hangi durumlarda kurumdan izin alınması gerektiği gibi birçok konuda yararlı bilgiler içeriyor. Şüphe duyduğunuz herhangi bir durum için haklarınızı kullanmaktan çekinmeyin!

WHO YOU GONNA CALL? 

 Başvuru Rehberi Listesi

Bu içeriği paylaş:

Posted by Yiğit Cem Coşkun

Stajyer Avukat, İstanbul Üniversitesi Yüksek Lisans Öğrencisi, AFS'de Eğitmen, Aktivist, Sivil Toplum ve Sivil Özgürlük Gönüllüsü.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir