Geçtiğimiz günlerde katıldığım bir konferanstan hareketle, “Şirket Menfaati” kavramına değinmek istiyorum.

İnsanları ayıran da birleştiren de hep menfaat davasıdır.

Şirket menfaati tüm şirketler için önemli bir kavram ama sermaye şirketlerinde ticari ihtilafın çok olması nedeniyle, anonim ortaklıklar üzerinden konuya değinmek daha doğru olacaktır.

Şirket Menfaati: Şirketin varlığını hukuksal ve ekonomik boyutlarıyla mümkün olan en uygun şekilde devam ettirmesi demektir.

Kimleri İlgilendiriyor ? 

İş dünyası, tabiat gibi canlı bir sistemden oluşur.

Tüzel kişiler varlar, yani yaşıyorlar. Ve yaşamlarını sürdürürken ekonomiye de can veriyorlar. İstihdam sağlıyor, ekonomik büyümeyle beraber hayatımıza daha da dahil oluyorlar. Buradan hareketle şunu söyleyebiliriz ki şirket menfaati bağlı olduğu her şeyin menfaatini kapsar. Şirket menfaati şirket faaliyetlerini en uygun şekilde yönetme,devlete vergi ödemesinden başlayarak; işçilerin maaşını zamanında ödemesine, işçilerine iyi imkanlar sağlamasına, atıklarını uygun bir şekilde ortadan kaldırıp çevreyi kirletmemesine kadar tüm şirket faaliyetleri menfaate konu olabilir.

Şirket menfaati kavramı biz fark etmesek de aslında bazı kurallarla sağlanıyor. Örneğin;

-Ana sözleşmeye şirket türü, şirket süresinin yazılması

Peki işletme konusu şirket menfaatini nasıl mı etkiler?

Bildiğimiz üzere, şirketin faaliyet alanı dışında iş yapması mümkün. Ama yine de şirket faaliyet alanını sözleşmesine yazmak zorunda. Eğer şirket faaliyet alanı dışında iş yapar ve bir zarar doğarsa yönetim kurulunu bundan sorumlu tutabilirsiniz. Çünkü pay sahibi, oraya X konusunda faaliyet gösterdiği için ortak oldu. Tabi şirket menfaati esas sözleşmede veya ikincil düzenlemlerde de görülebilir. Burada şirket menfaati kavramını “şirketin faaliyeti için en uygun olanı yapması durumu” olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.

Örneğin, Türk Ticaret Kanunu’nun 369.maddesinde düzenlenen “Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar.” hükmü şirket menfaati kavramının en somut örneğidir.

Yöneticinin ortaya çıkardığı her zarar kusurlu değildir.

Girişimci risk alır. Bu durumda yöneticiyi her hareketinden dolayı kusurlu tutmak adil olmayacaktır. Yönetici zarar vermiş olabilir ama burada bakılması gereken şirket menfaatlerine uygun hareket edip etmediği olmalıdır. Örneğin şirket izlenen bir politika sonucu 5000 TL zarar edilebilecek bir işten 500 TL zarar etti. Yani şirketi daha büyük bir zarardan kurtardık. Ya da 5000 TL kâr edilebilecek bir işten izlenen bir politika nedeniyle 500 TL kâr elde ettik. İşte ikinci durumda şirket menfaatine aykırı davranma söz konusudur. Şunu unutmamak gerekir ki, zarar her daim “-” değildir. Bazen “+” da zarar olabilir.

Şirketin menfaati her zaman para kazanmak değildir.

Fransa’da şirket menfaati = pay sahiplerinin menfaati demektir. Biz eğer hukukumuzda bunu kabul etmiş olsaydık, şirketin zarar etmesi menfaat olabilirdi. Çünkü şirket menfaatini tüm pay sahipleri gözetmeyebilir. Bildiğimiz üzere bazı şirketler pay sahiplerinin zarar etmesi üzerine kurulu. Bu yüzden bizim “şirket menfaati” kavramında asıl odaklanmamız gereken pay sahiplerinin şirketle çatışması değil birbirleriyle çatışması olmalıdır.

Büyük balık küçük balığı yer mi ? 

Şirketler topluluğu açısından bakacak olursak, büyük şirketin menfaatine olan yavru şirketin menfaatine aykırı olabilir. Farklı şirketlerin çatışması durumunda şirket menfaatinin nasıl sağlanacağı hâlâ bir tartışma konusu.

Dünyadaki bütün kavgaların temelinde menfaat çatışmaları yatar.

Bazı durumlarda bir hak iki taraf için de menfaat niteliğinde olabilir. Bunun için en somut örnek “Bilgi alma hakkı”dır. Bilgi alma hakkı şirket menfaati açısından çok anahtar bir kavram olarak görülebilir. Çünkü o bilgiyi almak kişinin menfaatine olabileceği gibi bilgiyi vermemek de şirket menfaatine uygun olabilir. Bu noktada, şirket menfaati aslında çatışan menfaatlerde bir temel nokta görevindedir.

Çoğu zaman menfaatler çatıştığı için yasa denen şey ortaya çıkmıştır.

Hukukumuzda şirket menfaati kavramını görebileceğimiz bazı hükümler:

  • TTK MD.202 : Hakimiyetin Aykırı Kullanılması
  • TTK MD. 393 : Müzakereye Katılma Yasağı
  • TTK MD.369 : Yönetim Kurulu Üyelerinin Özen Borcu
  • Rekabet Yasağı
  • TTK MD.358 : Pay Sahiplerinin Şirkete Karşı Borçlanma Yasağı
  • Bilgi Edinme Hakkı
  • Haklı Sebeple Fesih

 

Bu içeriği paylaş:

Posted by İlayda Döldöş

Herkesin 'başka' olduğuna inanıp hep 'en başka' olmak çabasındayım.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir