İster ücretli ister ücretsiz olsun, stajyerlerinizin sizin şirketinizi kendi işi gibi sahiplenmesini istemez misiniz? İşte bu yolda, yapılması gereken adımları sizler için listeliyoruz!

Şu bir gerçek ki, her girişimci mutlaka stajyerlik devresinden geçmeli. Bir şekilde hayatın o devresini de görmeli ve tecrübelerimize tecrübe katmalıyız. Mesele sadece sertifika da olmamalı. Pek tabi, sertifika koleksiyonları yapmalıyız. Ancak ilk hedef, tecrübe kazanmak olmalı. Bu konuya farklı bir yazımızda daha detaylı değineceğiz. Şimdi konumuza dönecek olursak, bir de işveren tarafından düşünelim. Kendi şirketinizde, startup’ınızda, stajyerleriniz var ve onların da sizin kadar işinize sahip çıkmasını istiyorsunuz. Ama, nasıl?

İnceliyoruz…

#1 Odaklandırın!

Odaklanma, startup için belki de en önemli maddelerdendir. Birçok sebepten dolayı stajyerler ya part-time çalışıyor ya da çalıştıkları zaman da yüzlerce işe koşturuyor. Tabi ki birçok meseleyi çözerek onların da tecrübe kazanması gerek. Ancak gerçek meseleye yani verdiğiniz görevlere odaklanmasını sağlamak, stajyerlerden çok daha iyi verim almanızı sağlayacaktır. Odaklanmadan ve sürekli dikkat dağınık şekilde yapılan çalışmadan stajyeriniz de verim alamaz, siz de.

#2 Süreçleri ve Hedeflerinizi Paylaşın!

Eğer stajyeriniz hedefinizi ve tam olarak ne yapmak istediğinizi bilirse, işe daha sıkı sarılacaktır. Şirket sırlarını verin demiyoruz. Ancak bazı hedeflerinizden, işinizin detaylarından ve onlardan neler beklediğinizden bahsetmelisiniz. Misyon ve vizyonunuzu iyi bilmeliler.

#3 Projelerinize Dahil Edin!

Değer verdiğiniz önemli projelerde mutlaka stajyerlerinizi de dahil edin ve gerekirse (mümkünse) onlara önemli roller verin. Stajyerleriniz muhtemelen sizden genç olacak. Onlar öğrenmeye aç kalmışken, doyurmak sizin elinizde. Güzel görevler ile sorumluluklar vermelisiniz. Söz hakları olmalı. İş gücünüzü olumlu anlamda etkileneceğini göreveksiniz.

#4 Ne Ayrıcalıkları Olacak?

Genç stajyerlerimiz size fikir ve yeteneklerini sunuyor. Peki, ya siz? Ayrıcalıklar sunmalısınız. Ücretli stajyer çalıştırıyor olsanız dahi, bu konuya önem vermelisiniz. Ki bir de eğer stajyeriniz ücret almıyorsa, hem zamanını hem de yeteneğini sizinle paylaşıyorsa, işinizi kendi projesi gibi sahiplenmesini istiyorsanız, bir ayrıcalık tanımalısınız. Belki arada yemeğe çıkarmalısınız, belki telefon hattı vermelisiniz, belki spor salonuna kayıt etmelisiniz, ya da her gencin gitmek isteyeceği ve sizin gideceğiniz büyük seminer ya da toplantılara dahil edebilirsiniz (startup’larla ilgileniyorsa). Bir şekilde, size ve şirketinizi sevmesini sağlamalısınız. Eğer sevmiyorsa, maalesef işinizi sahiplenmesini beklememiz de o derece imkansızdır.

#5 Gelişim Süreçleri Aklınızda Olsun!

Stajyerliği tercih etmek için herkesin farklı sebepleri vardır. Bazıları yeni alanlar denemek ve tecrübe kazanmak ister, bazıları yeni mezundur ya da yakında mezun olacaktır ve tecrübe ister, bazıları ise gelecekteki işleri için zıplama taşı olarak görür. Stajyerlerinize sormalısınız, neden staj yapıyorsun diye. Gelecek planlarını sormalısınız. Onlara ön-ayak olmalısınız. Sonsuza kadar sizin yanınızda olamazlar. Hayallerinin projesini geliştirdiklerinde, onlara yardımcı olacağınızı hissettirmelisiniz. Kariyer yolunu gerekirse birlikte çizmelisiniz. Stajyeriniz kendisini geliştirirken, sizin işinize de dört elle sarılacaktır.

Belki beş madde saydık. Ancak her biri de belki de beşe ayrılır. Takımınızı mutlu ve motive tutmak için binlerce yol vardır. Ayrıca genellikle çözümler kişiden kişiye de değişim gösterir. Önemli olan, doğru formülü uygulayarak hem startup’ınızı ayakta tutmak hem de stajyerinizi mutlu ederek işine dört kolla sarılmasını sağlamak.

Bu içeriği paylaş:

Posted by Said Murat

Türkiye doğumlu. Bebek yaştayken ailecek Rusya’ya gitti. Sonrasında kısa bir süreliğine Türkiye’ye döndü. Üniversite tahsili için Polonya’nın Başkenti Varşova’ya gitme kararı aldı. Varşova’da yaşarken Avrupa’nın çok büyük bir kısmını karayolu ile keşfetti. Daha sonra, Yüksek Lisans eğitimi için Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti ve 2 seneye yakın bir süre New York’da bulundu. Sonrasında ise Brezilya macerası başladı. Hem çalıştığı hem de Portekizce öğrendiği Brezilya’da 1 yıl kaldıktan sonra, Varşova’ya geri döndü. İngilizce, Lehçe, Portekizce ve belli bir seviye Rusça bilen Murat, mesleğinin (Bilgisayar Mühendisi) yanı sıra, birçok teknoloji ve gezi siteleri, internet gazetesi, ve teknoloji dergilerinde köşe yazarlığı yapmaktadır. Aynı zamanda Polonyadan.Com’un Kurucu Yöneticisi’dir.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir