Yazılımlar gayri maddi mallardır. Yazılımda 2 tür mülkiyetten bahsedebiliriz. Biri yazılımın üzerine kaydedildiği taşıyıcı ortam mülkiyeti, diğeri ise yazılımın mülkiyetidir. Ürün satın alındığında, alıcı yazılımın kaydedilmiş olduğu ortamın mülkiyetini, yazılımın ise eser sahibince koyulmuş olan kurallara kısıtlanmış olan kullanım hakkını devralır. Dolayısıyla yazılım üzerinde ki hak sahipliğini tespit etmek çok kolay değildir. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte çoğaltma yöntemleri sürekli geliştiğinden yazılımın korunması çok güçleşmiştir.

FSEK’e göre “Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları” ilim ve edebiyat eserleri olarak tanımlanmıştır. Bu tanımdan da anlaşılabileceği üzere tüm programlar, işletim sistemleri, arayüzler, modüller, kodlar, eser kapsamına girmekte ve korumadan faydalanmaktadırlar. Ancak yazılımlarda ki çok kısa modüller veya kodlar koruma kapsamında değildir çünkü bir çalışma sonucu ortaya konmuş olması aranır.

Kısa bir girişten sonra hak sahipliğini incelemeye başlayabiliriz;

FSEK Madde 8’de eser sahibi “Bir eserin sahibi onu meydana getirendir. Bir işlenmenin ve derlemenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyendir.” biçiminde tanımlanmıştır.

Yazılımlarda genellikle birden fazla kişi ekip halinde çalışarak yazılımın ortaya çıkmasına katkı sağlar. Bu gibi hallerde kişi kendi meydana getirdiği kısım üzerinde eser sahibine tanınan haklara sahip olur ve tek başına bu haklarını kullanabilir. Eserin tamamı üzerinde mali ve manevi hakların kullanımında ise ortak eser sahiplerinin her biri diğerinin iznini talep ederek, izin verilmemesi halinde mahkemeye başvurup izin alarak kullanır. Eseri meydana gelişinde parçalar ayrılmaz bir bütün ise, o halde müşterek mülkiyetten söz edilir ve hak sahipleri haklarını birlikte kullanır.

Eserin sahibi eseri meydana getirendir, kural olarak eserin üzerindeki mali ve manevi hakları eser sahibi kullanır. Yazılımcı bir yazılım şirketinde hizmet akdi ile çalışıyorsa ve aralarındaki sözleşmede aksi kararlaştırılmadıysa, yazılımcının işin yapıldığı sırada meydana getireceği eserler işverene ait olacaktır. Bu husus yeni yürürlüğe giren Sınai Mülkiyet Kanunu ile de düzenlenmiş ve işçinin işverene bildirim yükümlülüğü getirilmiştir. Ancak dikkat edilmesi gereken husus yazılımlar üzerindeki mali haklar devredilebilirken, manevi haklar devredilemez. Dolayısıyla yazılım şirketleri yazılımların manevi haklarına değil mali haklarına sahip olacaklardır.

Yazılımcının yazılım şirketine hizmet akdiyle bağlı olmadığı halde ise, eser üzerindeki mali ve manevi hakları kullanma yetkisine yazılımcının sahip olduğu açıktır. Ancak yazılımcı, şirkete sözleşme ile mali hakları devretmek zorundadır. Devretmez ise yazılım şirketi Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre zararını talep edebilir.

Satın alınması için piyasaya çıkarılan paket yazılımlarda (Microsoft Offise vb.) ise satış sözleşmesi söz konusu olduğundan eser sahibi pazarlayan kişidir. Bir eserin çoğaltılarak tükenme ilkesine uygun devri söz konusu olduğundan, eserin kopyasını satın alan kişi kopyanın malikidir ve bu kopyayı kullanma hakkına sahiptir.

Özel olarak hazırlanan yazılımlarda ise müşteri ile yazılımcı arasında bir yazılım geliştirme sözleşmesi yapılır. Bu eserin meydana gelmesi sırasında müşterinin denetim ve gözetimi altında çalışılıyorsa, taraflar arasında bir iş sözleşmesi olduğu kabul edilir ve hak sahipliği buna göre belirlenir. Bu gibi hallerde, eser sahibi işverendir. Bu halde herhangi bir devre gerek kalmadan mali haklarda işverenindir.

Diğer bir hal ise, yazılımcının müşteri talepleri doğrultusunda eseri meydana getirmesi ancak bağımsız çalışması halidir. Yani müşterinin denetim ve gözetimi altında değildir. Bu halde bir iş sözleşmesi değil, eser sözleşmesi söz konusu olacaktır. Bu halde, eser sahibi eseri meydana getiren kişi olarak yazılımcıdır. Ancak yukarıda da belirttiğim gibi, mali hakları müşteriye devretmesi gerekir.

 

Kaynaklar:

  • Ceyda Akaydın, Yazılımlar Üzerindeki Haklar adlı Makalesi
  • Tekinalp, Ü., Fikri Mülkiyet Hukuku

 

 

 

Bu içeriği paylaş:

Posted by Yaprak Sürmeli

Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olan Yaprak SÜRMELİ aynı zaman da 'melek' girişimcidir. Bu alanda bir çok eğitim ve sertifika programına katılmış, Türkiye, Japonya, Amerika ve 25 Avrupa ülkesinde patentine sahip olduğu ,ulusal ve uluslararası bir çok başarı ve ödül kazanmış olan PEGGYMATİC adlı teknolojik ürün buluşuna sahiptir.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir