Son yıllarda ülkemizdeki yatırımların ve girişimlerin sayısındaki önemli artış, ortaya çıkan ürün ve eserlerin sayısındaki artışı da beraberinde getirmiştir. Bu ise, kimi zaman ürün ve eserler üzerindeki hakların devirlerinde beklenmeyen/istenmeyen bazı sonuçların doğmasına neden olmaktadır.

Kural olarak ortaya çıkarılan ürün ve eserlere ilişkin her türlü hak –tüm mali ve manevi haklar- o ürünün/eserin yaratıcısına aittir. Lisans sözleşmesi veya telif hakkı sözleşmesi ile bu hakların devri yoluna gidilebilmektedir.

Telif Hakkı Devri

Telif hakkı, bir ürünün/eserin yayını, yeniden basımı, dağıtımı, uyarlanması, gösterimi ya da sahnelenmesi hakkı olarak tanımlanmaktadır. Kısaca, telif hakkı, orijinal bir ürünün yaratıcısının bu ürünün/eserin kopyalanmasına veya kullanılmasına izin verme hakkıdır.

Telif hakkının devri söz konusu olduğunda, devralan kişinin eser veya ürüne yönelik bütün hakları kullanabilmesi, sözleşme ile aksi özellikle belirtilmemişse söz konusu hakları kısmen veya tamamen başkalarına devredebilmesi ve ürün/eser üzerinde haklar tanıyabilmesi sonucu doğmaktadır. Görülmektedir ki, telif hakkının devredilmesi ile ürüne/esere ilişkin hak artık ürünün yaratıcısı olan kişinin malvarlığından çıkmaktadır. Bu hakkı devralan kişi “mutlak bir hak” almış olmaktadır.

Sözleşmede telif hakkını devreden kişiye eser/ürün üzerinde özel olarak bir hak düzenlenmemişse devredilen hak artık devreden eser sahibinin malvarlığından çıktığından, devralan kişi, eser sahibi gibi bu hakları kullanabilmektedir.

Eserin/ürünün yaratıcısının telif hakkını devretmesi durumunda, devreden kişiye kanundan doğan birtakım manevi haklar tanınmıştır. Bu haklardan en önemlisi, telif hakkına konu eserin kendi adıyla mı, takma bir adla mı yoksa isimsiz olarak mı yayınlanacağına karar vermesi hakkıdır. Buna dayanarak telif hakkını devralan kişinin eseri/ürünü devraldığı kişinin adını belirterek mi kullanacağı hususun hakkını devreden eser/ürün yaratıcısının kararına bağlı olduğu söyleyebilecektir.

Lisans Sözleşmeleri

Lisans, fikri ve sınai hakların devredilmesi yollarından bir diğeri olup hakkın devredenin malvarlığını terk etmeden devralana o hakkın sadece kullanılması hakkını tanıması halini ifade etmektedir.

Lisans devri, mevcut mevzuatlar uyarınca, inhisari lisans veya inhisari olmayan lisans şeklinde gerçekleşmektedir.

Hak sahibi ile devralacak kişi arasında akdedilen sözleşmede aksi kararlaştırılmadıysa kural olarak, lisans sözleşmesinin inhisari olmadığı kabul edilmektedir.

İnhisari olmayan lisans sözleşmelerinde lisans veren, ürünü/eseri kendi kullanabileceği gibi üçüncü kişilere de başka lisanslar verebilmektedir.

İnhisari lisans sözleşmelerinde ise lisans veren, başkasına lisans verememekte ve sözleşmede kendisine özel olarak bazı hallerde ürüne/esere yönelik hakkını kullanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediyse, eseri/ürünü ve bunlardan doğan haklarını kullanamamaktadır.

Görülmektedir ki, lisans veren hakkını açıkça saklı tutmayarak inhisari lisans sözleşmesi imzalarsa, tüm hakların devri söz konusu olduğundan, bu sözleşme, telif hakkı devri ile aynı sonuçları doğuracaktır.

Ürün ve eserler üzerindeki hakların devri, kimi zaman yatırım sözleşmelerinin içerisine bir madde yazılarak da gerçekleştirilebildiğinden böyle bir durumda telif hakkı ve lisans devri ayrımının bilincinde olmak ve doğuracağı sonuçları öngörerek hareket etmekte büyük fayda olacaktır.

Buna ek olarak, lisans ve telif hakkı devrine yönelik sözleşmeler haricinde bazı sözleşmelerde de (yatırım sözleşmesi, iş sözleşmesi, yüklenici sözleşmesi gibi) kapsamında telif haklarının veya lisansın devri maddesi sözleşmeye eklenebilmektedir. Böyle bir durumda, telif hakkı için gerekli bedelin ayrıca temin edilmesi, tüm mali hakların sözleşmenin imzalanması ile devrediliyor olmasından olayı önem arz etmektedir.

Posted by Billur Buse Elmas

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir