Gelişen dünyamızda ve ülkemizin içinde bulunduğu , aslında her gün karşılaştığımız kavramların anlamlarını birbirleriyle ilişkilerini inceleme veya öğrenme imkanımız olmadığını düşünüyorum. Bu noktada siz değerli okurlarımızın küçük gibi gözüken ama hayatta efektif bir şekilde kullanabileceğiniz hukuk alanlarının kesişiminden bahsedeceğim. Startup Hukuku ve Rekabet Hukuku’ndan bahsetmek hem diğer yazımızı tamamlayıcı hem de neleri yapmamamız gerektiğine yardımcı olacağı düşüncesindeyim.

Rekabet Hukuku denildiğinde akla ilk gelmesi gereken hususlar pazar kavramı, teşebbüs ve aslında yazımın konusunu oluşturan uyumlu eylem ve hakim durum kavramlarıdır.

Pazar kavramı aslında içinde teşebbüsü de barındırmaktadır. Şöyle ki, teşebbüslerin sağladıkları mal veya hizmetleri birbirlerinin eylemlerini kısıtlamadan, bozmadan ve engellemeden serbest hareket iradesinde bulundukları alandır. Buradan da teşebbüsün basit bir ifadeyle mal veya hizmet sağlayan gerçek ya da tüzel kişileri olduğu çıkarımında bulunabilmekteyiz.

Girizgah biraz uzun oldu fakat tümden gelmek için bunları belirtmek durumundayım sayın okuyucu. Can alıcı nokta bu yazıda bir teşebbüsün nasıl uyumlu eylem içinde bulunacağı ya da hakim durumunu nasıl kötüye kullanacağıdır. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’un 4.maddesi uyumlu eylemi, 6. Maddesi hakim durumun kötüye kullanılmasını düzenlemektedir.

Uyumlu eylem , belirli bir mal veya hizmet piyasasında bir veya birden fazla teşebbüsün diğer aktörlerin faaliyetlerini kısıtlayıcı, engelleyici veya bozucu davranışlarda ayrı ayrı bulunmaları veya ortak bir karar neticesinde aynı konuda aynı davranışta bulunmaları uyumlu eylem adını alır. Uyumlu eylemin tespit edilmesi halinde Rekabet Kurulu re’sen olduğu gibi şikayet veya ihbar üzerine de incelemelerde bulunabilir.

Hakim durumun kötüye kullanılması ise örnekle açıklamam gerekirse, X firması belirli bir pazarda Ege Bölgesi teşebbüsü olsun. Bu pazarın otomotiv sektörü olduğunu kabul edelim. X firması Ege Bölgesinde diğer otomotiv teşebbüslerinin satışlarını etkileyecek düzeyde fiyatları düşürmesi, servis fiyatlarını olmayacak şekilde düşürmesi Ege Bölgesinde kendisinin hakim durumda olmasını kötüye kullanmış olacaktır. Rekabet Kurulu bu noktada devreye girerek kanuna aykırılıktan dolayı yine ihbar, şikayet veya re’sen olarak incelemede bulunabilecektir.

Önemli olan sorun ise bu iki duruma aykırılık halinde nasıl bir yaptırımla karşılaşılacağıdır. Baştan söylemek isterim ki, Rekabet Kurulu genellikle bu iki duruma aykırılıktan dolayı kararlar veriyor ve verdiği kararlar ciddi miktarlarda para cezaları oluyor. İşin asıl caydırıcı kısmı ise bu para cezasının hiçbir şekilde taksitlendirilmeden, direkt olarak teşebbüsten nakit alınması ile gerçekleşmesidir. Kurulun verdiği para cezası miktarı ise, kanuna aykırı hareket ettiği anlaşılan teşebbüsün bir önceki yıl cirosuna göre hesaplanıp karar bağlanıyor. Bahsettiğim bu maddelerin ihlalleri durumunda kurul geçmiş yılın cirosunu belirleyip bu cironun yüzde onuna kadar teşebbüse para cezası kesebiliyor. Ayrıca bu yüzde onluk cezanın yüzde beşine kadar teşebbüsün çalışan veya yöneticilerine de müeyyide de bulunuyor.

Sonuç olarak buradan çıkarmamız gereken ders şudur, eğer startup hızlı bir şekilde büyürse ve rekabeti ihlal edici boyuta gelirse derhal hukuki yardım alınız ki sonuçlarını ağır bir şekilde ödeyeceğiniz durumla karşı karşıya kalmayınız.

Bu içeriği paylaş:

Posted by Ahmet Çobanoğlu

Ülkeme faydalı bir hukukçu olmak için çıktığım bu yolda , belirlediğim hedeflere ulaşabilmek için kendi karinelerim var. Startup hukuku eşsiz bir çalışma ortamı bulacağım alan olarak önüme çıkmış bulundu ve bu alanda siz değerli sitemizi ziyaret eden misafirlerimize hizmet verme olanağım olmasından dolayı çok memnunum.Yazılarımın kafalardaki soru işaretlerini yok etmesi dileğiyle..

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir