Startup’ların gelişmesi, geniş kitlelere yayılması ve bu doğrultuda değerlerini arttırarak girişimcilere kâr sağlaması; büyük ölçüde aldıkları yatırım ile doğru orantılıdır. Yatırımcılar ise genel olarak startup’lara veya girişimlere yalnızca yardım maksadı ile değil, ticari hedefler doğrultusunda yatırımda bulunmaktadır.

Dolayısı ile, bir Girişimci-Yatırımcı ilişkisinde tüm taraflar konuya son derece hassas yaklaşarak basiretli bir iş insanı gibi davranmalıdır. Elbette her yatırım süreci ve her somut olay kendi dinamikleri dâhilinde farklılıklar gösterebilmektedir. Bizler bu yazımızda bir yatırım sürecinin hukuki boyutlarını ana hatları ile ortaya koymaya çalıştık.

1) Girişimci-Yatırımcı Görüşmeleri

Her girişimin kendisine uygun bir yatırımcı ile bir araya gelmesi gerekmektedir. Bu bağlamda startup’larına yatırımcı bulmak isteyen girişimciler kapsamlı sunum dosyaları hazırlamalı, kendi sektörlerinde tecrübesi olan yatırımcılarla irtibat kurmaya gayret göstermelidir. Unutulmamalıdır ki, yatırımcı yalnızca bir sermaye desteği değildir. Yatırımcının kim olduğu da en az sağlayacağı finansal destek kadar önemlidir. Bu bağlamda yatırımcının girişimciye sunacağı potansiyel yeni imkanlar, yatırımcının sektördeki tecrübe ve bilgi birikimi, yatırımcının girişimciye fayda sağlayabilecek çevresi (networking) gibi hususlar mutlak surette gözetilmelidir.

Bu ilk aşamada özellikle girişimcilerin en çok dikkat etmeleri gereken husus, bu aşamada kendilerini çok fazla bağlayıcı beyan ve taahhütte bulunulmamasıdır. Girişim hakkındaki ayrıntılı bilgilerin bir Gizlilik Anlaşması’nın imzasından sonra ve daha sonraki aşama olan “Ön Değerleme ve Niyet Mektubu” aşamalarında paylaşılmasında fayda bulunmaktadır.

2) Gizlilik Anlaşması (NDA)

Girişimci-Yatırımcı arasında gerçekleşen sözlü görüşmelerin belirli bir olgunluğa erişmesi halinde Girişimci ve Yatırımcı arasında derhal bir Gizlilik Anlaşması (“Confidentiality Agreement” ya da “NDA: Non Disclosure Agreement”) imzalanması her iki tarafın da menfaatine olacaktır.

Gizlilik Anlaşması hakkında ayrıntılı bilgi için sitemizde yer alan “Gizlilik Sözleşmelerine Saklanan Tehlikeler” başlıklı yazıyı okuyabilirsiniz. 

3) Ön Değerleme

Girişimci-Yatırımcı görüşmeleriyle temel bazı konularda sözlü anlaşma sağlandıktan ve gizlilik sözleşmesi imzalandıktan sonra yatırıma konu olacak girişim için yaklaşık bir değer biçilecektir. Her ne kadar nihai değerleme tutarları, beşinci aşama olan Hukuki ve Finansal İnceleme (Due Diligence) çalışmaları sonucunda ortaya çıksa da, Ön Değerleme, şirkete yatırım yapacak olan Yatırımcı’nın, hangi değer üzerinden girişime yatırım yapacağının belirlenmesi anlamına gelir. Dolayısı ile bu noktada girişimin değerinin doğru belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bir girişimin değeri birçok bağımsız değişkene bağlıdır. Finansal göstergeler, çalışanların özellikleri, girişimin yayılma hızı gibi faktörler girişimin ön değerleme aşamasında göz önüne alınacaktır.

4) Çerçeve Sözleşme: Niyet Mektubu (Term Sheet)

Girişimci-Yatırımcı Görüşmelerinin ve Ön Değerlemenin ardından, taraflar arasında bir Niyet Mektubu (Term Sheet, Term Sheet, Letter of Intent, Letter of Understanding, Letter of Memorandum) imzalanarak, yatırımın çerçevesi çizilir. Bu metin bir ön sözleşme / çerçeve sözleşme niteliğinde olup, taraflar açısından bağlayıcıdır ve ileride imzalanacak olan hissedarlar sözleşmesi, hisse devir sözleşmesi gibi sözleşmelerin esaslı noktalarını belirlemektedir.

Niyet Mektubu (Term Sheet) hakkında ayrıntılı bilgi için sitemizde yer alan “Girişim Sermayesi Hukuku 101: Term Sheet” başlıklı yazıyı okuyabilirsiniz.

5) Hukuki ve Finansal İnceleme Raporu (Due Diligence)

Bir şirketin başka bir şirketi satın alma ya da yatırımcının yatırım yapma sürecinde; şirketin, girişimcinin, iş fikrinin ve pazarın araştırılmasına Hukuki ve Finansal İnceleme Raporu – Due Diligence denir. Due diligence, şirketin mali tablolarının ve hukuki belgelerinin incelenmesi ve inceleme sonunda girişimin güç ve zayıf yönlerinin belirlenmesini temin eder. Bu sayede girişimciler, mevcut girişimlerinin hukuki ve finansal durumunu tam anlamı ile tanımış olurken; yatırımcılar da planladıkları yatırımda söz konusu girişimin güçlü ve zayıf yönlerini, karşılaşabilecekleri riskleri görmüş olacaktır.

Yatırımcı, söz konusu Due Diligence neticesini değerlendirerek yatırıma karar vereceğinden, bu çalışmalar son derece büyük bir öneme sahiptir. Bu sebeple, talep edilen cevap ve dokümanların özenle hazırlanması, Due Diligence sürecinde girişimcinin sahip olduğu bütün doneleri “data room”a eksiksiz olarak aktarması yatırım sürecinin devamı için son derece büyük önemi haizdir.

Due Diligence hakkında ayrıntılı bilgi için sitemizde yer alan “Due Dilgence (DD) nedir?” başlıklı yazıyı okuyabilirsiniz. 

6) Sözleşmeler

Yukarıda anlatılan bütün süreçlerin tamamlanmasından sonra özellikle hukuki boyutta Due Diligence ile birlikte en büyük öneme sahip aşama olan sözleşmelerin imzalanması aşamasına geçilecektir. Bu aşamada yatırım fiilen gerçekleşmiş olacak ve Girişimci ile Yatırımcı arasındaki tüm konular kapsamlıca belirlenmiş olacaktır. Bu süreçte, yukarıda anılan tüm aşamalarda olduğu gibi, mutlaka profesyonel hukuki destek alınması gerekmektedir.

Yatırımın gerçekleşmesi aşamasında birçok farklı sözleşmenin imzalanması söz konusu olabilmektedir. Bu yazımızda yalnızca, bu sözleşmelerden en sık rastlanan ve en büyük önemi haiz iki sözleşme türü olan “Hisse Devir Sözleşmesi” ve “Hissedarlar Sözleşmesi”ne değinilmiştir.

6.a. Hisse Devir Sözleşmesi (SPA: Share Purchase Agreement)

Şirket haline getirilmiş bir girişimin mevcut hisselerinden bir kısmı Yatırımcıya devredilecekse taraflar arasında Hisse Devir Sözleşmesi imzalanır.

Hisse Devir Sözleşmesi’nde hisse değeri, hisse alım bedeli, ödeme şekli, Due Diligence ile tespit edilen hususlar ve çeşitli beyanlara yer verilir. Bunlar dışında Hisse Devir Sözleşmesi’nde çeşitli eklerle şirketin sahip olduğu marka, patent, alan adı, menkuller ve benzeri bilgiler ortaya konulur.

Hisse Devir Sözleşmesi sıradan bir alım – satım sözleşmesi olmaktan çok öte olup, girişime yatırımcının hukuki olarak ortak yapılması anlamını taşımaktadır.

6.b. Hissedarlar Sözleşmesi (SHA: Shareholders Agreement)

Hisse devir işleminin gerçekleşmesinin ardından Yatırımcı, Girişimci ve girişimdeki bütün hissedarlar girişimin ilerideki yönetimini ve yol haritasını, hissedarlar arasındaki ilişkilerin nasıl olacağını belirlemek amacı ile; Hissedarlar Sözleşmesi’ni imzalayacaktır. Hissedarlar Sözleşmesi, yatırım almış girişimin bir nevi anayasa metni olarak kabul edilecektir. Hissedarlar Sözleşmesinde hisse grupları, yönetim yapısı, genel kurul yapısı, azınlık hakları, rekabet yasağı, gizlilik, girişimden ayrılma senaryoları ve hisse devir opsiyonları gibi hususlar düzenlenecektir.

*

Yukarıda anlatılanlar çerçevesinde belirmek isteriz ki, yatırım süreçlerinin mutlak surette alanında uzman bir hukukçu tarafından yürütülmesinde, süreç boyunca imzalanması gerekecek her türlü anlaşmanın ve metnin hukukçular tarafından hazırlanmasında büyük fayda bulunmaktadır. Aksi bir durum hem büyük hayaller kuran girişimciler, hem de girişimlere büyük sermayeler bağlayan yatırımcılar için son derece istenmedik sonuçlar doğurabilmektedir.

Posted by Av. Melih Yönet

Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Av. Melih Yönet, Boston University School of Law’da yüksek lisans çalışmalarına devam etmektedir. Özellikle Şirketler Hukuku ve Fikri Mülkiyet Hukuku alanlarında çalışmaktadır. Müvekkillerine Yabancı Yatırım, Regülasyon Uyumu ve Sözleşmeler Hukuku alanlarında hukuki danışmanlık hizmeti sağlamaktadır.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir