Zorunlu arabuluculuk geliyor! Yasama organı elinde tasarı halinde bulunan İş Mahkemelerinin kuruluş, görev, yetki ve yargılama hususunu tertip eden İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı, TBMM genel kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Bu yasaya göre, arabuluculuk kurumu ilk kez dava şartı olarak kanunda yer bulacaktır. Bunun anlamı ise, işçi-işveren arasındaki uyuşmazlık çıktığı anda yargıya konu olmadan zorunlu arabuluculuk kapsamında arabulucuya gitmenin zorunlu olmasıdır.

Söz konusu uyuşmazlıklar ise sınırlıdır. Bu sınırlar, kanuna veya bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayanan işçi, işveren alacağı, tazminatı ve işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak kanunda yer alacaktır. Kritik nokta ise arabulucuya başvurma zorunluluğu için alacak veya tazminat talebinin iş ilişkisinden kaynaklanması gerekecektir.

Güçsüz ve cılız tarafta olan işçi, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti gibi konularda arabulucuya dava açmadan başvuracağı gibi, işveren de alacak ve tazminat kalemleri için arabulucuya başvuracaktır. Dikkat edilmesi gereken nokta ise arabuluculuk kurumunun hem işçi hem işveren tarafı için düzenlenmiş olmasıdır.

Davacı(işçi veya işveren), arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığını kanıtlayan son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir nüshasını dava dilekçesine eklemek zorundadır. Eğer bu zorunluluğa uyulmazsa mahkeme davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulmasını, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderecektir. İhtarın gereği yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilecektir. Bu nokta arabuluculuk kurumunun dava şartı olarak değerlendirilmesi açısından açıklayıcı olmaktadır.

İşçi-işveren arasındaki uyuşmazlıkların çıkış noktalarından en önemlilerinden birisi tahmin edileceği üzere iş kazası ve meslek hastaları hususudur. Söz konusu yasalaşan tasarı içinde iş kazası ve meslek hastalığı için arabuluculuk kavramı düzenlenmemektedir. Bu durum ise eşitsiz bir ilişki içinde bulunan işçi-işveren arasında dengeyi biraz daha işçi lehine çevirmekte olduğu kanaatindeyim.

Son olarak belirlenecek arabulucuların Arabuluculuk Daire Başkanlığı bünyesinde sicile kayıtlı bulunanlar, bu sıfatta bulunmak isteyenler ve varsa bu kişilerin uzmanlık alanları görev yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarına listelenip, komisyon başkanlıklarına bildirilecektir. Daha sonra komisyon başkanları, bu listeleri kendi yargı çevrelerindeki arabuluculuk bürolarına, arabuluculuk bürosu bulunmayan yerlerde ise görevlendirilecek olan sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gönderecektir. Bu işlemden sonra, arabulucu gönderilecek olan listeden büro tarafından belirlenecek ya da taraflar listede bulunan herhangi bir aracı üzerinden anlaşırlarsa o arabulucu görev yapacaktır. Eğer arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate almazsa, karşı taraf en geç ilk toplantıda, yerleşim yeri ve işin yapıldığı yere ilişkin belgelerini sunarak arabuluculuk bürosunun yetkisine itirazda bulunabilecektir. Bu durumda arabulucu, dosyayı derhal ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim edecektir.

 

Bu içeriği paylaş:

Posted by Ahmet Çobanoğlu

Ülkeme faydalı bir hukukçu olmak için çıktığım bu yolda , belirlediğim hedeflere ulaşabilmek için kendi karinelerim var. Startup hukuku eşsiz bir çalışma ortamı bulacağım alan olarak önüme çıkmış bulundu ve bu alanda siz değerli sitemizi ziyaret eden misafirlerimize hizmet verme olanağım olmasından dolayı çok memnunum.Yazılarımın kafalardaki soru işaretlerini yok etmesi dileğiyle..

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir