Türkiye’de hızlıca gelişmekte olan girişimcilik ekosistemi son yıllarda kadınları da cezbetmeye başladı ve bunun sonucu olarak kadın girişimci kavramını sık sık duyar olduk.

Bunun yanı sıra reklamlarda, sosyal medyada kendi işini kurmak isteyen kadınlara yönelik hibeler ve teşviklerin de tanıtılmasıyla artık birçok kişi bu kavramdan haberdar.

Tüm bu bilinçlendirme çalışmalarına, teşviklere rağmen ataerkil toplumumuzda Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER)’ne göre Türkiye’de 97 bin kadın girişimci bulunmaktadır ancak toplam girişimcilerin sadece %8’ini oluşturmaktadır.

Kadın girişimcinin literatür tanımında şöyle der: Ev dışı bir mekânda, kendi adına kurduğu bir işletmesi olan, bir işletmede tek başına veya çalıştırdığı diğer kişilerle birlikte çalışan veya sahibi olması sıfatıyla ortaklık kuran, iş ile ilgili olarak çeşitli kamu ve özel kuruluşlarla temaslara geçen, işletmenin geleceği ile ilgili planlar yapan, işletmeden elde ettiği kazancı, yatırım ve kullanım alanları üzerinde söz sahibi olan, işletmesi adına tüm riski üstlenen kadındır. (Ecevit, 1993: 17‐18) Bu tanımdan açıktır ki kadının girişimci olması için bir riske girmesi gerekmektedir.

Bir genç ve kadın girişimci olarak bence bu oranların yakın zamanda artması mümkün değil. Ülkemizde iş hayatına erkeklerin egemen olduğu düşünülünce kadınların iş hayatına atılmak fikrinden başlamak üzere birçok sorunla karşılaştığı açıktır. Maalesef ki bende bu sorunların birçoğu ile karşılaştım, halende karşılaşıyorum ancak önemli olan buna rağmen hırsını kaybetmeyip, kendine güvenmek, emin adımlarla yürümek ve iş fikrini iyi analiz etmek gerekir.

Bir kadın girişimci, kadın olmasından ve genelde tecrübesiz olmasından dolayı hem iş kurmadan, hem iş kurduktan sonra, hem de kendi iş sektörüyle ilgili birçok mevcut sorunlarla karşılaşır. Bunların başlıcaları; ciddiye alınmamak, aile hayatı işe iş hayatını birlikte götürmek-rol çatışması, cinsel beklentiler, erkeklere göre daha duygusal olmak, yatırımcı bulamamak- sermaye temini zorluğu, başarısızlıktan korkmak, araç-gereç temini sıkıntısı, teknolojiye, alet edavat kullanımına hakim olmadan büyümek / büyütülmek, resmi kuruluşlarla ilişkiler, güvensizliktir.

Benim hem girişimcilik sektöründe ki tecrübelerim, hem de hukukçu oluşumla bu sebeplere ekleyebileceğim bir şey de şudur; toplumda kadınların sadece modadan, yemekten anladığı ve buna yönelik iş fikirleri olduğu düşünülmektedir, bu sebeple ciddiye alınmamak ve sermaye bulma aşamasında güvensizlik ile karşılaşılmaktadır. Halbuki benim bulunduğum bir çok platformda bu girişimler haricinde tıpkı benim gibi teknolojik ürün iş fikri olanlara da rastlamaktayım, bu iş fikirlerinin başarısı arttıkça ve ürün hayata geçip ticarileştikçe kadın girişimcilerin karşılaştığı zorlukların bir nebze azalacağı ve daha güvenilir bulunabilecekleri kanaatindeyim. Böylece bazı yatırımcıların kadınların tecrübesizliğinden yararlanıp iş fikirlerinin hak ettikleri değerleri vermemesinin de önüne geçilebilir.

Bununla bağlantılı olarak Devletin kadın girişimcilere yönelik teşvik programları doğrultusunda bankaların da kadın girişimcilere sermaye temini amaçlı kredi kullandırtmalarının da rahatlayacağını ve kadının kendi ayaklarının üstünde durmasının önünde en büyük engel olan eşi ya da bir yakının ona kefil olması zorunluluğunun da yumuşayacağı beklentisindeyim. Teknik liselerde, makine mühendisliği bölümlerinde yeterince kız öğrenci olmayışı da en büyük etkenlerden olduğunu düşünüyorum, bu bölümlere kız öğrencilerin yönlendirilmesi ülkemizden daha fazla inovatif ürün çıkmasını sağlar.

Kendi tecrübelerimden yola çıkarak kendi işini kuracak kadın girişimcilere şu tavsiyeleri verebilirim; yapacakları işin eğitimini alsınlar, ticareti öğrensinler, piyasayı araştırsınlar, sabırlı olsunlar ve KOSGEB’in ücretsiz girişimcilik kurslarına giderek iş fikirlerini analiz edebilsinler ki hata paylarını en aza indirebilsinler.

 

Bu içeriği paylaş:

Posted by Yaprak Sürmeli

Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olan Yaprak SÜRMELİ aynı zaman da ‘melek’ girişimcidir. Bu alanda bir çok eğitim ve sertifika programına katılmış, Türkiye, Japonya, Amerika ve 25 Avrupa ülkesinde patentine sahip olduğu ,ulusal ve uluslararası bir çok başarı ve ödül kazanmış olan PEGGYMATİC adlı teknolojik ürün buluşuna sahiptir.

One Comment

  1. “toplumda kadınların sadece modadan, yemekten anladığı ve buna yönelik iş fikirleri olduğu düşünülmektedir, bu sebeple ciddiye alınmamak ve sermaye bulma aşamasında güvensizlik ile karşılaşılmaktadır. ”
    Belirtilen sorunun çözümü eğitimle giderilmesi konusunda haklısınız ancak çözüm yolu alternatiflerin çoğalması ve üzerinde daha derin tartışmaların yapılabileceği platformlar oluşturmak. Kurumsallaştırmak. Takdir edersiniz, siyasi, ekonomik ve ideolojik alt yapısı olan sorunun kadın girişim boyutu ancak bir sonucu olabilir.
    Tavsiye olarak bkz.
    Cemal Baki AKAL; “Siyasi İktidarın Cinsiyeti”
    Alev Özkazanç, “Cinsellik, Şiddet ve Hukuk”
    Sharon Smith, “Sosyalizm ve Kadınlar”

    Teşekkürler

    Cevapla

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir